YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10157
KARAR NO : 2023/18201
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaleti uyarınca birinci fıkrası, 62 inci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararı temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılana farklı tarihlerde “Ben senin gibi kancık değilim, g… sen kimle oynuyon, abin de k… yaptı, sen bayağı herif olmuşsun, g… g…n dara gelince arıyodun ama demi, sen kaç paralık adamsın da sana elimi sürecem.” şeklinde mesajlar göndermek suretiyle hakaret ettiği iddia ve kabul olunmuştur.
1. Sanığın, suça konu mesajları kendisinin gönderdiği ancak hakaret etme kastının bulunmadığı yönünde savunmada bulunduğu belirlenmiştir.
2. Katılan aşamalarda benzer anlatımlarda bulunmuştur.
3. Suça konu mesajlara dair çıktıların dosya arasında olduğu görülmüştür.
4. Sanığa ait adli sicil kaydı dava dosyasında mevcutur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrür hükümlerinin uygulandığı sabıkası tekerrüre esas alınmayarak 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması olanağı ortadan kalkmış ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu hususun bozma nedeni yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak,
1. Sanık hakkında belirlenen temel ceza üzerinden, zircirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılırken, uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası yerine somut olayda uygulama yeri olmayan aynı maddenin ikinci fıkrasına atıfta bulunulması,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5217 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “basit yargılama usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.