Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/10165 E. 2023/18482 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10165
KARAR NO : 2023/18482
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, uygulama Kanun maddesi gösterilmeden “Suçu işlediği ispatlanamadığından.” şeklindeki gerekçeyle beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin, temyiz sebeplerine yer vermediği 01.12.2015 tarihli süre turum dilekçesiyle kararın bozulmasını ve gerekçeli kararın tebliğini talep ettiği, gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğine rağmen ek temyiz dilekçesini sunmadığı tespit edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Zabıt katibi olan sanık ile avukat olan katılan arasında tevzi işlemleri sırasında çıkan tartışmada sanığın katılana “Hastasın sen.” dediği iddia olunmuştur.
1. Sanığın suçlamayı inkar ettiği belirlenmiştir.
2. Katılan aşamalarda benzer anlatımlarda bulunmuştur.
3. Tanık anlatımları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana söylediği iddia edilen “Hastasın sen.” şeklindeki sözün katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı, bu nedenle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat hükmü kurulması gerekirken, uygulama Kanun maddesi gösterilmeden ve “Suçun işlendiği ispatlanamadığından.” şeklindeki gerekçeyle beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Kanun’un 322 inci maddesi uyarınca, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hüküm fıkrasından “Suçu işlediği ispatlanamadığından” şeklindeki ibare çıkarılarak yerine “Hakaret suçunun unsurları oluşmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca.” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.