Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/10670 E. 2023/17722 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10670
KARAR NO : 2023/17722
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi 62 nci maddesi ve 51 inci maddeleri uyarınca, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; usul ve yasaya aykırı olan kararı temyiz ettiğine ve re’sen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın … Hastanesi acil servisinde nöbetçi doktor olarak görev yaptığı, sanığın kız arkadaşı ile birlikte geldiği hastanede, kız arkadaşına dikiş atılması nedeniyle katılanla aralarında çıkan tartışmada katılana “S… b…. bir pratisyen hekime dikiş attırıyorsun.” şeklindeki sözlerle hakaret ettiği iddiasıyla hakkında açılan davada, katılanın aşamalardaki beyanları ve tanık …’nın beyanlarına göre, sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanığın atılı suçu kabul etmediği anlaşılmıştır.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları uyumludur.
4. Tanık …’nın beyanları ile CD inceleme tutanağı dosya içinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılanın aşamalardaki uyumlu ve istikrarlı beyanları ile tanık …’nın beyanları ve CD inceleme tutanağına göre sanığın atılı suçu işlediğine dair ve haksız tahrik koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından uygulanmaması yönünde, hakkında kasıtlı suçtan mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında edinilen kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanmaması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılayabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, somut olayda hakaret eyleminin acil servisin neresinde gerçekleştiği tespit edilip anılan Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2. Kabule göre de,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.