Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/10674 E. 2023/18748 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10674
KARAR NO : 2023/18748
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/206 E., 2015/662 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibariyle 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, anılan Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 129 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 8 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması esnasında yapılan hesap hatası nedeniyle sonuç cezanın 9 ay 10 gün yerine 8 ay 22 gün hapis cezası olarak eksik ceza tayin edilmesi ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ve mağdur polis memurlarınca, hırsızlık şüphesi nedeniyle devriye görevi yapıldığı esnada kimlik kontrolü yapmak amacıyla sanıklara dur ihtarı yapıldığı, sanıkların buna rağmen durmayıp kaçtıkları ve sanık …’un katılanlar ile mağdura “Hepinizin a… k….” şeklinde hakaret ettiği iddiasıyla hakkında açılan davada katılanların, mağdurun ve tanıklar F.D. ile M.T.’nin aşamalarda birbiriyle uyumlu ve istikrarlı beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılanların ve mağdurun aşamalardaki beyanları uyumludur.
4. 10.12.2014 tarihli olay tutanağı ile tanıklar M.T. ile F. D.’nin beyanları dosya içinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılanlar ile mağdurun aşamalardaki istikrarlı ve uyumlu beyanları, tanık F.D. ile M.T.’nin beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediğine dair ve sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde, sanığın geçmişteki hali ile dosyaya yansıyan kişilik özellikleri dikkate alındığında tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat edinilmediğinden, sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı uygulanmaması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen hakaret suçu yönünden ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi ve sanığın hakaret eylemini aleniyet koşullarının oluştuğu cadde üzerinde gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması,
2. Hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması esnasında yapılan hesap hatası nedeniyle sonuç ceza 9 ay 10 gün yerine 8 ay 22 gün olarak eksik ceza tayini,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.05.2023 tarihinde karar verildi.