YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10677
KARAR NO : 2023/19463
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/550 E., 2015/1108 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun ( 1412 sayılı kanun ) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkemenin kararı ile sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, anılan Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 19 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, anılan Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; atılı suçlamaları kabul etmediğine, polis memurlarının telefonda kendisini tahrik edici konuştuklarına, polis memurlarınca darp edildiğine, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ve resen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur …’in Çarşı Polis merkezi amiri, şikâyetçi …’ın ise polis memuru olduğu, suç tarihinde sanığın daha önce boşandığı eşinin şikâyeti üzerine şüpheli olarak ifadesinin alınması için karakola davet edildiği, ifadesi alındıktan sonra karakolda polis memuru …’a “Sizin emniyet amiriniz kim beni onunla görüştürün, o… çocuğu siz kimsiniz.” diye hakaret ettiği, daha sonra polis merkezi amiri olan mağdur …’in odasına girdiği ve mağdurun gömleğinin yakasına yapışarak gömleğinin düğmelerini kopartıp basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde kasten yaraladığı ve mağdura yönelik “O… çocuğu siz kimsiniz.” şeklinde hakaret ettiği iddiasıyla sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan davada, şikâyetçi ile mağdurun aşamalardaki uyumlu ve istikrarlı beyanları ile tanıklar …., ile S.Ö.’nün beyanlarına ve adli muayene raporuna göre sanığın atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanığın atılı suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır.
3. Şikâyetçi ile mağdurun aşamalardaki beyanları uyumludur.
4. 27.06.2013 tarihli adli muayene raporu ile olay tespit tutanağı ve tanıklar …, ile S.Ö.’nün beyanları dosya içinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, şikâyetçi ile mağdurun aşamalardaki uyumlu beyanları ile tanıklar …., ile S.Ö.’nün beyanlarına ve adli rapor içeriğine göre sanığın atılı eylemleri gerçekleştirdiği ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği, sanığın adli sicil kaydında engel mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Görevi yaptırmamak için direnme suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini, dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde düzenlenen ve seçimlik hareketli bir suç olan görevi yaptırmamak için direnme suçunda, kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit niteliğindeki davranışların yanı sıra engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması gerekir. Bu açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın ifadesi alındıktan sonra mağduru yaralaması şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin mağdurun hangi görevinin yapılmasına engel olmak için cebir kullandığı denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle karar yerinde gösterilmeden ve eylemin kasten yaralama suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince temel cezanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp hakaretin, belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekmekte olup somut olayda; ifade alma ve polis amirinin odasında gerçekleştiği kabul edilen eylemde hakaret suçunun “aleniyet” öğesinin ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması,
4. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde, olay tutanağı içeriği ile şikâyetçi, mağdur ve tanık beyanlarına göre sanığın, mağdur … E. dışındaki polis memuruna yönelik cebir veya tehdit içeren bir eyleminin bulunmaması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırım uygulanarak sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son bendi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde karar verildi.