YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10766
KARAR NO : 2023/19298
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1855 E. 2015/1636 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama,bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında;
1.Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci, dördüncü fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile, 53 üncü maddesi uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,hapis cezasının 51 inci maddenin, üçüncü ve altıncı fıkraları uyarınca ertelenmesine,1 yıl süre ile denetim altına alınmasına karar verilmiştir.
2.Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 51 inci maddenin, üçüncü ve altıncı fıkraları uyarınca ertelenmesine,1 yıl süre ile denetim altına alınmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, kararı temyiz etmek istediğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Aralarında önceye dayalı bir husumet bulunan şikayetçi şüphelilerin olay günü karşılaştıkları, şikayetçi şüpheli …’nın şikayetçi şüpheli H.B.’nin sol kulak kısmına bıçakla vurduğu, kendisinin de bıçağı tutması sonucu sol el parmağından yaralandığı, şikayetçi şüpheli H.B.’nin de şikayetçi …’yı ısırmak ve saçını çekmek suretiyle yaraladığı, her ikisinin de basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, iddiasıyla açılan davada sanığın atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden,
Şikayetçinin aşamalardaki uyumlu, istikrarlı beyanları ile doktor raporuna göre sanığın atılı suçları işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde, hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden,
Sanığa yükletilen kasten yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,isabetli bulunmamıştır.
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık Temyizi ve Sair Temyiz Sebepleri Yönünden,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.5271 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin 3, 4 ve 6 ncı fıkraları uyarınca, iddianamede mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri mevcut delillerle ilişkilendirilerek yüklenen suçu oluşturan olaylar gösterilmeli, aynı Kanun’un 225 inci maddesine göre de, hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilmelidir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.02.2012 gün 4/570-51 sayılı Kararında açıklandığı üzere, soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık, iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. İddianame, sanığa isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri açıkça göstermeli, hukuki nitelendirmesi yapılan fiilin kanunda karşılığı olan suç ve cezası hakkında bilgi içermelidir. İsnat edilen suçun dayanağı olan maddi olaylar hakkında savunmasını yapabilecek şekilde sanığın bilgilendirilmemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6/3-a maddesinin ihlaline de yol açacaktır. Bu sebeple, bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesinin o olay hakkında dava açıldığını göstermeyecek, dava konusu yapılacak eylemin iddianamede bağımsız olarak anlatılması ve sevk maddesinin belirtilmesi gerekecektir.
Bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında düzenlenen iddianamede suç oluşturduğu kabul edilen sözlerin iddianamede açıkça gösterilmemesi, iddianame içeriğine göre sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 170 inci maddesine uygun olarak açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden,dava konusu edilmeyen hakaret suçundan hüküm kurularak, 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması,
2.Kabule göre de; kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden,
Gerekçe bölümünün (A-2) maddesinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan “5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkarılması” suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) maddesinde açıklanan nedenlerle Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.Başkan V.