Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/10922 E. 2023/18069 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10922
KARAR NO : 2023/18069
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına,
2. Kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 nci 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyizi sanığın, psikolojik yönden hasta olduğuna, mahkemece bu konuda araştırılma yapılmadan mahkûmiyetine karar verildiğine, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine vesaireye yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde … E Tipi Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan sanık ile bir başka hükümlü tanık Ö.V. arasında başlayan tartışmaya, aynı kurumda infaz koruma memuru olarak görev yapan şikâyetçilerin müdahalede bulundukları, şikâyetçilerden …’nin koğuştaki düzeni sağlamak adına hükümlülerin sıraya girmesini istemesi üzerine sanığın, aniden şikâyetçiye yumrukla vurduğu ve şikâyetçinin rapora yansımayacak şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilebilir mahiyette yaralandığı, eylemine müdahale etmeye çalışan şikâyetçilere ise sinkaflı sözler söylediği olayda; şikayetçi …’ye yönelik yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten yaralama, diğer şikayetçilere yönelik zincirleme şekilde kamu görevlisine hakaret suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin temyiz istemi ve sair yönden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Sanığın aşamalardaki savunmalarında ve temyiz dilekçesinde psikolojik yönden hasta olduğunu belirtmesi karşısında, suç tarihi itibarıyla atılı suçlara ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi uyarınca “akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda yöntemince rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2. Sanığın, tanık Ö.V. ile tartışması üzerine olaya müdahale eden ve görevi gereği hükümlülerin sıraya girmesini isteyen şikâyetçi …’ye yönelik yumruk atmasından ibaret eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
3. Sanığın tekerrüre esas alınan ilamında 5237 sayılı Kanun’un 58 nci maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun tespiti ile cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması sırasında “1 yıl 3 ay” yerine “1 yıl 4 ay” hapis cezası, 62 nci maddesinin uygulanması sırasında ise “1 yıl 15 gün” yerine “1 yıl 1 ay 10 gün” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle hesap hataları yapılarak fazla ceza tayini,
5. Hakaret suçu ve kabule göre de, yaralama suçu bakımından; 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönden hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.