Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11028 E. 2023/18266 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11028
KARAR NO : 2023/18266
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Tebliğname’de, sanığın paylaşımlarının herkes tarafından görülüp görülemeyeceği hususu açıklanıp tartışılmadan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki artırımın uygulanması sebebiyle hükmün bozulması gerektiği düşüncesi belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanın Temyiz İsteği
Sanığın daha önceki sabıkaları dikkate alındığında sanığa verilen 2 ay 27 gün hapis cezasının az olduğuna vesaire yöneliktir.
B. Sanığın Temyiz İsteği
Suça konu iletide katılan ile ilgili bir beyanda bulunmadığı halde tanıkların yalan beyanda bulunması sebebiyle hakkında cezaya hükmolunduğu, katılan ve tanıkların aynı yerde görev yaptıkları, katılanın bu tanıklara baskı yaptığı, tanık E. A. ve katılan …’in … Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığı kararını tanımayarak ve nüfuzlarını kullanmak suretiyle kendisine yönelik ceza ve icra takibi başlattıkları, 2013 yılında silahlı saldırı sonucu başından yaralandığı ve bu sebeple ruh halinin bozuk olduğu, cezai ehliyetine ilişkin hakkında düzenlenen adli rapora itiraz hakkı verilmediği, suça konu iletilerin saptırıldığı, fotomontaj yoluyla sahte belge sunulduğu, IP incelemesi tespiti yapılması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın … isimli sosyal medya platformunda paylaştığı “O… çocuğu, senin karını s… benim boynumun borcu, boynuzlu p…” şeklindeki ileti ile katılana hakaret ettiğinin iddia edildiği olayda; suça konu iletinin hakaret niteliğinde olduğu ve tüm dosya kapsamından 5237 sayılı Kanun’un 126 ncı maddesi uyarınca katılanın hedef alındığı Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname’deki Bozma Düşüncesi Yönünden,
Katılan tarafından dosyaya sunulan ve sanık tarafından kabul edilen … paylaşımına ilişkin ekran görüntülerinde, suça konu paylaşımın kim tarafından ve hangi tarihte paylaşıldığı bilgisinin yanında “dünya” simgesinin mevcut olduğu, bu simgenin paylaşımın herkese açık olduğu anlamına geldiği belirlenmekle Tebliğname’deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. Katılanın Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
… Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 09.11.2015 tarihli heyet raporunda sanığın 5237 sayılı Kanun’un 32 inci maddesi kapsamında değerlendirilebilecek bir akıl hastalığının bulunmadığı kanaatinin bildirilmesine göre sanık hakkında anılan maddenin uygulanmamasında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
D. Sair Sebepler Yönünden
1. Sanığın aşamalarda suça konu iletileri paylaşırken katılanı hedef almadığını belirttiği, suça konu iletilerde katılanın isminin veya kimliğinin belirlenmesi hususunda yeterli bilgilerin mevcut olmadığı, sanığın suça konu paylaşımında geçen, kendisine ceza kesen kişinin kim olduğunun dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgelerden anlaşılamadığı, tanıklar E. A. ve D. K.’nın olaydan sonra sanığa suça konu paylaşımlar ile kime hakaret ettiğini sormaları üzerine sanığın katılanı hedef aldığını belirtmesi hususunun matufiyet unsurunu sağlamaya yeterli olmadığı belirlenmekle; sanığın sözlerinin, 5237 sayılı Kanun’un 126 ıncı maddesinde de belirtildiği üzere duraksamaya yol açmayacak bir şekilde katılanın şahsına yönelik olduğunun anlaşılamaması karşısında, matufiyet şartının olayda gerçekleşmediği, bu itibarla, hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Kabule Göre
Tekerrüre esas alınan ilama konu, 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddenin birinci fıkrasında yer alan hırsızlık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alınması karşısında, anılan ilam ile ilgili uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve seçenek yaptırım içeren hakaret suçunda 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden,
Karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.