YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11032
KARAR NO : 2023/18261
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri ile 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, polis memurlarının kendisini darp ettiği, bu hususun güvenlik kamerası görüntüleri ve hakkında düzenlenen adli rapor ile sabit olduğu, sabıkasız olup haksız yere ceza aldığına vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’in başka bir olay sebebiyle yaralandığı, tedavisini yaptırıp hastaneden ayrıldığı ve polis merkezine gelerek olay nedeniyle şikâyetçi olduğunu bildirmesine karşın kendisine alkollü olduğu, alkolün etkisinin geçmesiyle beyanının alınması gerektiğinin söylenmesi üzerine beklemek yerine eve gitmek istediği, daha sonra bu isteğinden vazgeçerek tekrar gelip ifadesinin alınması hususunda ısrarcı olduğu, emniyetin giriş kapısını tekmelediği ve görevli olan polis memurlarına karşı direndiği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Şikâyetçi … A. hakkında düzenlenen adli rapor içeriği de dikkate alındığında, Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekliyle sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği hususunun şikâyetçi ve katılan beyanları ile bu beyanları destekleyen olay yerini gösterir kamera görüntülerine dair bilirkişi raporu çerçevesinde sübut bulduğu yönündeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. 16.10.2015 tarihli bilirkişi inceleme raporunda, ilk kimin hamle yaptığı net olarak görünmemekte birlikte polis memurunun geriye doğru refleks hareketi yaptığı hususunun belirtildiği, bu memurun yüzünün sanığa doğru dönük olduğu hususu birlikte değerlendirildiğinde ilk hamlenin sanıktan geldiği kanaatine varılarak sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Sebepler Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yerel Mahkemece kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında hükmedilen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmiş olmasına karşın hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan “5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın” çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.