Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11033 E. 2023/18923 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11033
KARAR NO : 2023/18923
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/384 E., 2016/94 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, tanıklar L. Ç., M. S. ve K. K.’nın sanığın hakaret etmediğini söyledikleri, bu tanıkların olay anında sanığa daha yakın konumda bulundukları, sanığın söylediği herhangi bir sözü duymamalarının söz konusu olamayacağı, tanıklar L. Ç. ve M. S.’nin katip ve divan başkanı olarak toplantıda görev yaptıkları, yönetime muhalif olan diğer tanıklardansa öncelikle onların beyanlarına itibar edilmesi gerektiği, sanık ile katılanın önceki dönemlerde site yönetiminde beraber görev yaptıkları, sanığın beraber görev yaptığı kişiye suça konu sözleri söylemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın sözlerinin muhatabının katılan olmadığı, taraflar arasında başkaca soruşturma ve kovuşturmalara konu husumet bulunduğu, bu sebeple katılanın sanığı her fırsatta mesnetsiz yere suçladığına vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Tarafların aynı sitenin sakini oldukları, sanığın bu sitede yönetici olarak görev yaptığı, suç tarihinde mantolama konusunda görüşme yapmak üzere sitede olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığı, bu toplantı sırasında sanık ve katılan arasında tartışma çıktığı, bu tartışma sırasında sanığın katılana hitaben “Bunlar 115 metre kalorifer peteğini çaldılar.” şeklinde sözler söylediği, böylece sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri ve Sair Sebepler Yönünden,
1. Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi, tanıklar L. Ç., M. S.’nin aşamalarda sanığın yalnızca kalorifer peteklerinin yetersiz olduğunu söylediğini, sanıktan hakaret içerikli bir söz duymadıklarını belirtmeleri, yine soruşturma aşamasında bilgi sahibi olarak dinlenen K. K.’nın da sanığın katılana yönelik suça konu sözleri söylediğinden bahsetmemesi, buna karşın tanıklar A. D., İ. Y., ve M. F. Ü.’nün sanığın katılana iddianamede anlatıldığı şekilde hakaret ettiğini beyan etmeleri karşısında; tanık beyanları arasındaki çelişki giderilerek, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenerek hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabule göre de; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.