YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11099
KARAR NO : 2023/19323
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/55 E., 2015/822 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamede hükmün bozulmasına dair görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraat kararı verilmesine karşın, lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğuna, bu nedenle kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesine,
2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin özetle; tanıkların ifadelerinde, sanığın katılanın yakasına yapıştığını, iteklediğini ve yumruk salladığını beyan etmeleri karşısında, sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurları oluştuğu halde mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik bulunduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın polis memuru olan katılanın yakasından iki eliyle tutup, hakaret edip katılanı itekleyerek, üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği ileri sürülmüş olup, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve sanığın mevcut eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, zamanaşımını son kesen sebep olan sanığın savunmasının alındığı dikkate alınarak, suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği belirlenmiştir.
3.Sanık hakkında aynı kararda hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi karşısında, avukatlık hizmetinin bölünmezliği ilkesi de gözetildiğinde, beraat hükmü yönünden sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde hukuka aykırılık ve sanık müdafiinin vekalet ücretine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafii ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.