Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11106 E. 2023/20002 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11106
KARAR NO : 2023/20002
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/957 E., 2016/68 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun’un) 265 inci maddesinin birinci, 43 üncü maddesinin ikinci fıkraları, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına hükmedilmiş olup hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Mahkemece hüküm aynen açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; atılı suçları işlemediğine, polis memurlarının görevlerini yapmalarını engelleyecek herhangi bir eyleminin olmadığına, olaya dair tanık beyanının da bulunmadığına, sadece şikayetçi ve katılan polis memurlarının beyanları ile karar verilmesinin doğru olmadığına, hakaret içeren hiçbir söz sarfetmediği gibi iddia edilen sözlerin de hakaret içermediğine, hükmün açıklanmasının, sonradan işlenen suçun aynı neviden olmaması, hükmün açıklanmasına sebep olan mahkûmiyetin adli para cezası olması ve temyiz yolunun da açık bulunmaması nedenleriyle yerinde olmadığına, bu ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, suç tarihinde güvenlik amacıyla yolun bariyerler ile trafiğe kapatılması nedeniyle elindeki çöp kovası ile geçmesine izin vermeyen ve kovanın içerisinde ne olduğunu soran görevli şikâyetçi ve katılan polis memurlarına hitaben ”Elimde bomba var” ve “lan siz kimsiniz, nerenin polisisiniz, dur bekleyin size göstereceğim.” şeklindeki sözleri söylemek suretiyle üzerine atılı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanması için denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi yeterli olup, hükmün açıklanmasına neden olan mahkumiyet hükmünün kanun yolu denetimine açık veya aynı türden olması şartının bulunmadığı, kaldı ki sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına neden olan suçun kasıtlı olduğu ve hükmün açıklanmasının koşullarının somut olayda bulunduğu değerlendirilerek, sanığın aşağıdaki sebepler dışındaki temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır.
Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu olayda, sanığın şikayetçi ve katılanlara yönelik sarfettiği kabul edilen sözlerin, nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olup, hakaret suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif
direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır. Somut olayda; sanığın cep telefonunu cebinden çıkartarak, şikâyetçi ve katılan polis memurlarına yönelik söylediği kabul edilen sözlerin, ne şekilde sonuç almaya elverişli, objektif olarak onların üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte olduğu yeterince açıklanıp tartışılmaksızın yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
3.Kabule göre de;
a.Hakaret suçundan temel cezanın doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince  belirlenmemesi,
b.Hakaret eyleminin gerçekleştiği yer yöntemince tespit edilerek, suçun aleni ortamda işlenip işlenmediği tartışıldıktan sonra, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması hususunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken hakaret suçu yönünden 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.