Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11109 E. 2023/18631 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11109
KARAR NO : 2023/18631
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’ nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca taksitler halinde 8.840,00 TL adli para cezasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; sanığın aşamalardaki ifadelerinin tutarlı olduğuna, katılanların hasta ile ilgilenmeyip kendi aralarında sohbet etmeleri ve sanığın ısrarlı sorularına karşılık sanığa hakaret etmeleri nedeniyle tartışma başladığına, katılanların beyanlarının çelişkili olduğuna, tanığın olay yerinde olmadığına, sanığın ve katılanların beyanlarında olay yerinde başka birinin olduğundan bahsetmediklerine, bu nedenle tanık beyanının hükme esas alınamayacağına, kamera kayıtlarının incelenmesi halinde olay yerinde olan kişilerin de tespit edilebileceğine, ancak sanığın bu talebinin mahkemece karşılanmadığına, sanığın lehine deliller toplanmaksızın ve tahrik altında hakaret ettiği gözetilmeksizin eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğuna, sanık hakkında seçenek yaptırımların uygulanmadığına, buna dair gerekçe de belirtilmediğine, bu ve resen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması talebine yönelik olduğu tespit edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın hastanenin acil bölümünde görev yapan katılanlara yönelik “Gerizekalı, soytarılar, nerdesiniz sizi mi bekleyeceğiz.” şeklinde hakaret içerikli sözler söylemek suretiyle hakaret suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Temel ceza belirlenirken doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince  uygulama yapılması yerine, aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca ceza belirlendikten sonra üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanması,
2.Sanığın ve olayın tek tanığı olan S. E.’nin beyanlarına göre, hakaret eyleminin, acil servisin kadın müşahade odasında gerçekleşmesi nedeniyle aleniyet unsurunun oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre artırım yapılarak fazla ceza tayini,
3.Tanık S. E.’nin, sanığın katılan … G.’ye yönelik hakaret sözlerini duyduğunu, sanığı uyaran diğer katılan … İ.’nin ise üzerine yürüdüğünü beyan etmesi, olay tutanağında da benzer şekilde sanığın hemşire olan katılana hakaret ettiğinin, sağlık memuru olan katılanın ise üzerine yürüdüğünün belirtilmesi karşısında, sanığın hakaret eylemini ne şekilde birden fazla katılana yönelik işlediği yeterince açıklanmaksızın cezasının 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırılması,
4.Sanığın aşamalarda katılanların, olay günü rahatsızlanması nedeniyle hastaneye götürdüğü hamile eşi ile gerektiği şekilde ilgilenmediklerine ve kendilerini beklettiklerine, katılanlar ile aralarında bu nedenle tartışma başladığına dair savunmaları karşısında, olayın başlangıcı ve gelişimi üzerinde durularak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
5.Eylemin aleni olarak işlenmediğinin kabulü halinde ise; 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.