YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11119
KARAR NO : 2023/19327
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/854 E., 2016/105 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin altıncı ve 34 üncü maddesinin ikinci fıkraları ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, başka suçtan cezaevinde hükümlü bulunan sanık …’nın Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi aracılığıyla yüzüne karşı verilen kararı, cezaevi idaresi aracılığıyla da temyiz edebileceğinin Kanun yolu açıklamasında bildirilmemesi suretiyle yanılgı oluşturulduğu, bu haliyle tefhimin yukarıda anılan Kanun maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı anlaşılmakla adı geçen sanığın temyiz başvurusunun süresinde olduğu belirlenerek, başvurunun süre yönünden reddine dair tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun’un) 265 inci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü, 43 üncü maddesinin ikinci, 62 nci maddesinin birinci fıkraları uyarınca 14 ay 1 gün hapis cezası ile, hakaret suçundan ise aynı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci, 62 nci maddesinin birinci fıkraları uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’nın temyiz başvurusunun özetle; verilen cezanın hukuk ilkelerine aykırı ve haksız olduğuna, olay yeri kamera kayıtlarının incelenmesi suretiyle karar verilmesi talebine,
2.Sanık …’ın temyiz başvurusunun özetle; işlemedikleri halde işlemiş gibi görünen eylemlerden dolayı taraflarına ceza verildiğine, kendilerine insan hakları ile ilgisi olmayan şekilde davranıldığına, ellerinde olmadığı halde silahtan sayılan jilet varmış gibi tutanak düzenlendiğine, kurumdaki kamera görüntüleri incelendiği takdirde eşyaların içinden çıkardıklarının su ve sigara olduğunun görüleceğine, gereğinin yapılması talebine,
3.Sanık …’nın temyiz başvurusunun özetle; kamera kayıtlarının Mahkemece incelenmesini talep etmesine rağmen Mahkemece bu isteğinin kabul edilmediğine, eksik inceleme ve uğradığı hak ihlalinin göz önünde bulundurulması gerektiğine, eksik inceleme nedeniyle Mahkeme kararının hukuk kurallarına alenen aykırı olduğuna, Mahkemenin Anayasa’nın 10 uncu maddesini alenen ihlal ettiğine, kararın yüzüne karşı tam olarak okunmadığına, suçların işlendiği iddia edilen yerdeki diğer mahkumların da dinlenmelerinin gerektiğine, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uygulanmasına karşın aynı Kanun’un 50 nci , 51 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinin uygulanmamasının hukuka ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğuna, bu ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması talebine yönelik bulunduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Cezaevi idaresi tarafından yapılan koğuşlarda kalacak mahkumlarla ilgili işlemler kapsamında, sanıkların hükümlü koğuşlarına yerleştirilmek istendiğinin kendilerine bildirilmesi üzerine sanıkların şikayetçi ve katılan cezaevi görevlilerine iddianamede geçen tehdit ve hakaret sözlerini söylemek ve eşyaları arasından permatik jiletleri alarak saldırmaya çalışmak suretiyle üzerlerine atılı hakaret ile birden fazla kişi ile birlikte ve silahla görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işledikleri Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıkların Temyiz Sebepleri Yönünden
Olay tutanağı, şikâyetçi ve katılanların aşamalardaki beyanlarının tutanak içeriği ile uyumlu olması, hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık … T.’nin beyanlarında, sanık …’nın elinde jilet gördüğüne, kendisine zarar vereceğini söyleyerek tehditler savurduğuna, diğer sanık …’nın da kendisine ağlayarak “…’yı ikna et.” diye yalvardığına yönelik beyanları, şikâyetçiler ile katılanların sanıklara iftira atmalarını gerektirecek herhangi bir sebebin bulunmaması, dosyadaki delil durumu karşısında kamera kayıtlarının bu aşamada incelenmesinin kararın esasına etki edecek bir husus olmaması ve sanık …’nın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınacak nitelikte kasıtlı suçtan mahkûmiyetlerinin bulunması nedeniyle, Mahkemece hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci, 51 inci ve 231 inci maddelerinin uygulanmamasında herhangi bir isabetsizlik bulunmaması karşısında sanıkların temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
1.Sanıklar … ve … Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükümleri Yönünden;
Sanıklara yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Hakaret suçundan temel ceza belirlenirken doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince uygulama yapılmamış ise de bu husus sonuca etkili olmadığından bozmayı gerektirmediği kabul edilmiştir.
2.Sanık … Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükümleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun’a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, daha ağır olan ilamın tekerrüre esas alınmaması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca uygulama yapılırken, Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/25 Esas , 2012/70 Karar sayılı Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verilmiş daha ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Diyarbakır 5.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/785 Esas – 2012/537 Karar sayılı kararında belirtilen 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen daha hafif cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması isabetli bulunmamıştır.
V. KARAR
1.Sanıklar … ve … Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B-1) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen hükümlerde sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Sanık … Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükümleri Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B-2) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından tekerrür uygulamasına ilişkin Mahkeme adı, karar tarihi, kesinleşme tarihi ve numarasının çıkarılarak yerine ”Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/25 esas, 2012/70 karar sayılı ilamının” yazılması ve hükme ”1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhine değiştirme yasağı ilkesi de gözetilerek 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Diyarbakır 5.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/785 Esas ve 2012/537 Karar sayılı ilamındaki ceza süresi esas alınarak belirlenmesi.” ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.