Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11148 E. 2023/18440 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11148
KARAR NO : 2023/18440
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisi bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında; hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; kardeşinin alkol aldığını ve küçük yaştaki çocuğuna alkol içirdiğini kendisinin bu duruma tepki gösterdiğini ancak Mahkemenin hatalı değerlendirme yaparak ve kendisi hakkında tahrik hükümleri uygulamadan karar verdiğini bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hakkında verilen hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın kardeşi olan katılana gönderdiği mesajda “Lan a… kodugum adam olda odemeli arama babami altindaki kariyi satta kontor alda ara eyer goncuya dayanamiyorsan karini yolla babamin yanina gönder istersen yarim sate yanindayim yerini söyle.” şeklinde mesaj atarak hakaret ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece, sanığın eylemini katılanın çocuğunun elinde alkol şişesi görmesi üzerine sinirlenerek yaptığını beyan etmiş ise de; soyut iddiasını destekleyecek deliller bulunmadığı kanaatiyle bu yöndeki savunmasına itibar edilmeyerek iddia, sanığın mesajı gönderdiğine dair ikrarı, katılanın aşamalardaki tutarlı beyanı ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın soruşturma aşamasındaki savunmasında olay günü sanık ile yüzyüze görüşmediklerini beyan etmesi, kovuşturma aşamasında ise eve geldiğinde sanığın arkadaşları ile alkol aldığını ve küçük yaştaki çocuğuna alkol kullandırdığını görünce sinirlenerek iddianameye konu mesajı attığını belirtmesi karşısında, sanığın aşamalardaki savunmalarının birbiri ile çeliştiği ve temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere incelenen dava dosyası içeriğine göre suçun sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkûmiyeti yönünde Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “Hükme bağlanmış.” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.