YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11179
KARAR NO : 2023/18444
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kasten yaralama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin ilamı ile sanık hakkında hakaret, kasten yaralama (teşebbüs) ve tehdit suçlarından sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunamadığı belirtilerek atılı suçlardan beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteminin özetle; mahkemenin beraat kararlarını yeterli araştırma ve inceleme yapmaksızın verdiği, sanığın tehdit ve hakaret içeren sözleri söylediğini mahkeme huzurunda ikrar ettiği, görgü tanığının ifadelerinin dikkate alınmadığı, taraflar arasında daha önceden görülen dosyaların getirilmesi taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu dosyaların sanığın kişiliği ve eylemleri hakkında kanaat oluşturacağı, beraat kararlarının gerekçesiz verildiği bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Aralarında boşanma davası devam etmekte olan katılan ve sanığın, müşterek çocuklarına yönelik mahkeme tarafından verilen baba ile şahsi ilişki kurulması kararı gereği görüştükleri sırada yaşanan tartışmada sanık …’ın katılana vurmaya çalıştığı fakat vuramadığı, “Sana kim tecavüz ettiyse onu bulacağım, mahkeme sonunda göreceksin gününü.” diyerek hakaret ve tehditlerde bulunduğundan bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanığın katılanı yaralamaya teşebbüs edip hakaret ya da tehdit içeren söz söylediğine dair savunmasının aksine mahkûmiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı kanaatiyle atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanığın beraatine dair mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede katılan vekilinin diğer temyiz istemi sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ancak, beraat kararlarının dayanağını oluşturan uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 inci madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca, kararların “… delil bulunmadığından atılı suçtan” ibarelerinden sonra “5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.