YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11196
KARAR NO : 2023/19487
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/77 E., 2016/14 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
2.Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının Anayasa Mahkemesin’nin iptal kararından önceki haliyle sanığa uygulanması suretiyle yanlış uygulama yapılmasının usul ve Yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tarafların husumetli olmaları, sanığın, katılanın işlettiği tamirhaneye gittiğinin ve burada tartıştıklarını iki tarafın da kabul etmesi, onur kırıcı, haysiyet ve şerefi yaralayan sözlerin kendisi hakkında söylenmiş olan tanık N.B. tarafından da doğrulanması, toplumumuzun dini, ahlaki değer yargıları, ailenin saygınlığı ve manevi duyguları dikkate alındığında, şikâyetçi ve tanık olan eş N.B’nin böyle bir olayı uydurup paylaşmalarının ve duyulmasını kabul etmelerinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, objektif davranması beklenen tanık A.D.’nin ise yüksek sesle tartışma yaşandığını söylemesi hususları birlikte değerlendirilerek sanığın katılana yönelik “Senin ananı avradını sinkaf ederim …” şeklinde hakaret ettiği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan silahla tehdit suçu ile uzlaşma kapsamında olan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçunun birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı ancak sanığın silahla tehdit suçundan beraat etmesi karşısında, hakaret suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2.Uzlaşmanın sağlanamaması halinde;
a.Sanığın hakaret suçunu aleni bir yer olan iş yerinde işlemesine rağmen, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması,
b.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin hüküm kurulurken birden fazla mahkumiyet hükmü içermeyen ilamın tekerrüre esas alınması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ve Üst Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326 ıncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.