YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11202
KARAR NO : 2023/18426
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 28.06.2012 tarihinde düzenlenen iddianame kapsamında yapılan yargılama sonucunda … Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1349 Esas, 2013/684 K sayılı kararı ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın, denetim süresi içerisinde 09.10.2014 tarihinde kasıtlı suç işlemesi üzerine aynı Mahkemenin 2016/76 Esas, 2016/324 Karar sayılı kararı ile hükmün aynen açıklanmasına karar verilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz isteği, üzerine atılı suçu işlemediğine, vesaire ilişkindir.
2.Tebliğnamede sanık hakkında kurulan hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde arkadaşının yaralanması sebebiyle hastanede bulunan sanığın, taşkın davranışlar sergilemesi üzerine hastaneye çağrılan takviye ekipte yer alan polis memuru mağdurun sanığı sakinleştirmek üzere telkinde bulunduğu, bunun üzerine sanığın aldığı alkolün de etkisiyle mağdura saldırdığı ve üniformasının apoletini kopardığı, böylelikle üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğinin, tanık M.N.E’nin anlatımı, sanığın dolaylı kabul içeren savunması, olay tutanağı ve mağdur beyanıyla sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul olumuştur.
IV. GEREKÇE
Aşağıda açıklanan nedenle tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına neden olan hükümler incelendiğinde, suç tarihinde uzlaştırma kapsamında olmayan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit ve uzlaştırma kapsamında olan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçunun olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve yine hükümden sonra yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesine “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmiş olması dolayısıyla hakaret ve tehdit suçlarından uzlaştırma işlemi yapılması gerekliliğinin ortaya çıkması karşısında; anılan suçlara ilişkin mahkûmiyet hükümleri açısından uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hükümler yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip, sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin, kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.