Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11551 E. 2023/19839 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11551
KARAR NO : 2023/19839
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama

Katılan …’nin, sanık hakkında katılan …’ye yönelik hakaret eylemi yönünden doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan …’nin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen inceleme konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında katılan …’ye yönelik hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanların temyiz istekleri; sübuta ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, olay günü çıkan tartışmada katılan …’ye “sinkaflı küfürler” ettiği iddia olunmuştur. Yerel Mahkemece, “hakaret eylemine ilişkin olarak olayın herhangi bir tanığının olmaması, sanığın suçlamaları kabul etmemesi, katılanın soyut iddiası dışında delil elde edilememesi nedeniyle ortada bir şüphenin oluştuğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, somut delil elde edilemediğinde” şeklindeki kabul ile mezkur suçtan beraat hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Katılan …’nin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede
Sanığın katılan …’ye yönelik hakaret sözlerinin katılan …’ye yönelik olarak dolaylı hakaret niteliğinde olmadığı bu nedenle suçtan doğrudan zarar görmediği, davaya katılma hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan …’nin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede
Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; “suçsuzluk” ya da “masumiyet karinesi” olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; “in dubio pro reo” olarak ifade edilen “şüpheden sanık yararlanır” ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın aşamalarda suçlamayı inkar etmesi ve katılanın beyanı dışında iddiayı doğrulayan tanık vb.leri delilin dosya arasında bulunmaması karşısında, atılı suçu işlediği şüphe boyutunda kalan sanık hakkında mezkur suçtan beraat hükmü kurulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Katılan …’nin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklandığı üzere katılan …’nin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan …’nin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle katılan … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.