Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11554 E. 2023/19562 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11554
KARAR NO : 2023/19562
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/385 E., 2016/39 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
2. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sübuta, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ile katılanın suç tarihinde boşanma aşamasında oldukları, sanığın aracı ile gelerek katılanı ve çocuklarını araca bindirdiği, araçta sanığın katılana “Bir daha benim taksi durağı önünden geçme kaşar, o..” şeklinde sözler söyleyerek hareket etmesi üzerine çocukların babalarına vurduğu, bunun üzerine sanığın oğlu olan mağdura tokat atarak yaraladığı iddia olunmuştur.
1. Sanığın suçlamaları inkar ettiği belirlenmiştir.
2. Katılanın aşamalarda, mağdurun ve tanık N. E. N.’nin kovuşturma aşamasında dinlenildikleri tespit edilmiştir.
3. Mağdur hakkında düzenlenen adli raporda darp cebir izinin olmadığı belirtilmiştir.
4. 29.05.2015 tarihli tutanak düzenlenmiştir.
5. Sanığa ait adli sicil kaydı dosyada mevcuttur.
6. Yerel Mahkemece “Sanık her ne kadar suçlamayı kabul etmediğini söylemiş ise de dosyada mevcut doktor raporu ve tanık beyanı dikkate alınarak savunması mahkememize inandırıcı gelmemiş ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu düşünülmüştür.” şeklindeki kabul ile mekzur suçlardan mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sübuta İlişkin
Katılan, mağdur ve tanığın anlatımları, adli rapor, kolluk tutanağı içeriği, oluş ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın eylemlerinin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında atılı suçlardan mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Lehe Kanun Talebine İlişkin
Sanığın adli sicil kaydında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil eden kasıtlı suçtan sabıkasının olması nedeniyle anılan Kanun maddesinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak;
1. Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren, 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağının hüküm altına alındığı, somut olayda, uzlaşma kapsamında bulunmayan 86 ncı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen kasten yaralama suçunun mağdur … N.’ye karşı işlendiği, hakaret suçunun ise katılan … İ.’ye karşı işlendiği anlaşılmakla; anılan Kanun hükümleri ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının artık uygulama alanı bulmayacağı, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi gereğince sanık hakkında katılan … İ.’ye yönelik hakaret suçundan usulünce uzlaştırma işlemleri yerine getirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönlerden hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün ( B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.