Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11634 E. 2023/19666 K. 08.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11634
KARAR NO : 2023/19666
KARAR TARİHİ : 08.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/746 E., 2016/172 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2.Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, suçları kabul etmediğine, asıl eşinin kendisine hakaret ettiğine, ceza miktarının yüksek olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde karı koca olan taraflar arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine, şüphelinin şikayetçinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralanmasına sebebiyet verdiği, ayrıca şüphelinin şikayetçiye hitaben “senin annen o…., senin de ne yaptığın belli değil, sende annenin kızısın, sende o….., ben seni kovuyorum, senin dışarıda neler yaptığın belli değil, senin ölmüş annenin kemiklerini mezardan çıkarıp ben ve bütün memlekete sinkaf ettireceğim” dediği, iddiasıyla açılan davada sanığın atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden,
Müşteki beyanları ile doktor raporuna göre sanığın atılı suçları işlediğine dair ve sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı uygulanmaması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklara, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanık hakkında kurulan hükümlere ilişkin, sanığın “geçmişi, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri” olumlu değerlendirilerek hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına karşın, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince “suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşup oluşmadığı” hususu değerlendirilmeden, “sanığın sabıka kaydı nazara alındığında suç işlemekten kaçınacağına dair kanaat oluşmadığından” biçimindeki kanuni olmayan ve takdiri indirim uygulamasıyla çelişkili gerekçeyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2.Sanığın aşamalarda “müşteki yüzüme karşı seni aldatacağım dedi” şeklindeki savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre kasten yaralama suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu hakaret suçu yönünden ise anılan Kanun’un 129 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu,
4.Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.