YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11712
KARAR NO : 2023/19716
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/316 E., 2015/638 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii, katılan
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 43, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ve Müdafinin Temyiz Sebepleri
Sanığın atılı suçu işlemediği, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme yapıldığı, hakaretin karşılıklı işlendiğinin kabulü karşısında sanığa ceza verilmemesi gerektiği, izah edilen ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine vesaire;
2. Katılanın Temyiz Sebepleri
Alt sınırdan ceza tayin edilmesi ve sanığa hakaret ettiğine dair somut bir delil bulunmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması nedenleriyle kararın usul ve Yasa’ya aykırı olduğu ve bu nedenle bozulması gerektiğine vesaire;
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tarafların evli olup aralarında boşanma davasının bulunduğu, sanığın katılanın telefonuna 20.12.2014 ve 21.12.2014 tarihlerinde mesaj göndererek hakaret ettiği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık savunması, suça konu mesajların tutanağa bağlandığı katılanın Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan beyanı, iletişimin tespiti kayıtları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sanığın atılı suçu işlediğine ve mahkumiyetine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafii ile katılanın bozma sebepleri dışındaki temyiz sebepleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafii ile katılanın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.