YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11768
KARAR NO : 2023/19603
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/238 E., 2015/682 K.
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen fuhuş suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
2. Yerel Mahkemece sanık … hakkında fuhuş suçundan 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis, 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın fuhşa karışmış hiçbir kadın ile doğrudan veya dolaylı olarak işbirliği içinde olmadığına, sanığın olay sırasında üst kattaki odasında bulunduğuna, suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı hareket edildiğine, suçun sabit görülmesi halinde ise; yeterli gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşıldığına, Kanundaki ifadelerin tekrarıyla yetinildiğine vesaire ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
1. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik
Sanığın üzerine atılı suç sübut bulduğu halde mahkûmiyeti yerine beraatine karar verildiğine ilişkindir.
2. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik
Fuhuş suçunun topluma karşı işlenen bir suç olduğu ve mağduru belli olmayan suç olarak ele alınması gerektiği, fuhşun tarafları olan kişilerin mağdur sayılamayacakları, sanık …’ın işletip fuhuş yapılması için arz ettiği otelde, fuhuş yapmak üzere anlaşan iki farklı çifte, anlık dahi olsa farklı zamanlarda oda temin etmesi dolayısıyla hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Sanık … Yönünden
Sanık …’ın ruhsat sahibi ve işletmecisi olduğu otelde yapılan aramada mağdurlar … ve …’nin otel odalarında erkek şahıslarla fuhuş yaparken tespit edildikleri iddiasıyla açılan davada; her ne kadar mağdurlar ve tanıklar fuhuş olayını duruşmadaki beyanlarında kabul etmemiş iseler de, soruşturma aşamasında alınan ilk ifadelerinde detaylı bir şekilde olayı anlattıkları ve ifadelerinin birbirleriyle uyumluluk gösterdiği anlaşılmakla ilk ifadelerinin doğru olduğu inancına ulaşılmış ve sanığın fuhuş için yer temin ettiği Mahkemece kabul edilmiştir.
B. Sanık … Yönünden
Sanığın olay günü mağdur ve tanıkların otel kaydını yaparak oda tahsis ettiği, bu suretle fuhuş için yer temin ettiği iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Sanığın geçici olarak resepsiyonda bulunduğu, sanığın mezkur suçu işleme kastıyla hareket ettiğini gösterir bir delilin dosyada bulunmadığı, sanığın otelde geçici olarak resepsiyonda bulunması sebebiyle gelen müşterileri geri çevirmesinin o anki hal ve koşullara göre beklenemeyeceği değerlendirilerek sanığın suçu işlediğinin sabit olmadığı ve atılı suçun unsurlarının oluşmadığı şeklindeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Sair Sebepler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdur …’nın soruşturma aşamasındaki beyanlarında otel sahibinin kendisinin fuhuş yaptığını bildiğine ve daha önceden de o otele fuhuş yapmak amacıyla geldiklerine yönelik beyanı ve sanık …’ın suç yeri olan otelin işletmecisi ve sahibi olduğu dikkate alındığında sanık müdafiinin sanığın yer temin etmediğine ve işbirliği içinde olmadığına dair temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi Yönünden
Fuhuş suçunda kullanılan kimsenin fuhuş suçunun mağduru olarak kabul edilmesi gerektiği ve fuhuş suçunun mağdur sayısınca oluşacağı göz önüne alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğine dair temyiz sebebinin reddi gerekmiştir.
3. Sair Sebepler Yönünden
i. Bir suç işlendiğini öğrenen kolluk görevlilerinin, gecikmeksizin durumu Cumhuriyet savcısına bildirerek, ihtiyaç duyulması halinde, şüphelilerin yakalanması ve suç delillerinin elde edilmesini temin amacıyla 5271 sayılı Kanun’un 116 ve devamı maddeleri uyarınca usulüne uygun arama kararı alarak işlem yapması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun’un 119 uncu maddesi uyarınca konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda yapılacak aramanın ancak hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabileceği, 5271 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesi uyarınca, ispat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerlerinin, muhafaza altına alınabileceği, yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya ise elkonulabileceği, 5271 sayılı Kanun’un 127 nci maddesi uyarınca da hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerinin, elkoyma işlemini gerçekleştirebileceği, hakim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işleminin, yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına sunulması gerektiği, hakimin, kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklaması; aksi halde elkoymanın kendiliğinden kalkacağı, hususlarına riayet edilmelidir.
Somut olayda yukarıda sözü edilen yasal düzenlemelere aykırı şekilde kolluk görevlilerinin kendi yaptığı çalışmalar üzerine, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un 160 vd. maddelerine göre yaptığı yazılı veya sözlü bir görevlendirme bulunmaksızın, suça konu edilen otele ihbara dayanarak 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’na göre kontrol yapılması için girildiği, konaklama listesi kontrol edilip odaların kontrolüne başlanacağı sırada 103 numaralı odadan mağdur …’nın çıktığı ve polisleri görünce geri döndüğü, mağdurun kimlik kontrolü için durdurulması üzerine “Ne olur beni almayın, beni götürmeyin” şeklinde ağlamaya başladığı ve devamında kimlik kontrolünün yapıldığı, ardından kolluk görevlilerinin 103 numaralı odanın açık kalan kapısını çalıp tanık S. A.’ya kimlik sordukları, devamında 201 numaralı odanın kapısının çalındığı ve kapıyı açan tanık S. Ş.’ye kimlik sorulduğu, içeride başka kimsenin bulunup bulunmadığının sorulması üzerine tanığın, mağdur … B.’nin odanın balkonundan yan odaya geçtiğini belirttiği, 202 numaralı odanın kapısı çalınarak mağdur … B.’den de kimlik sorulduğu, mağdurlar ve tanıkların kimlik tespitinin ardından orada bulunma gerekçeleri ile ilgili ilk mülakat gerçekleştirildikten sonra konu ile ilgili Cumhuriyet savcısına bilgi verildiği anlaşılmıştır.
Olay kapsamında, 103 numaralı odada arama işlemine başlanmaksızın mağdur …’nın kendiliğinden koridora çıkması ve kolluk görevlilerini görünce şüpheli hareketler sergileyip odaya dönmeye çalışması üzerine kimlik kontrolü ve ilk mülakatın gerçekleştirildiği anlaşılmakla, 103 numaralı oda ve mağdur … yönünden yapılan işlemlerin arama niteliğinde olmadığı ve soruşturma işlemlerinin usulüne uygun gerçekleştirildiği belirlenmiş ancak; 201 ve 202 numaralı odalarda yapılan işlemlerin arama niteliğinde olup, 5271 sayılı Kanun’un 116 vd. maddelerine aykırı olduğu, bu nedenle elde edilen delillerin de hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil niteliğinde bulunduğunun anlaşıldığı, yine mağdur … B. ve tanık S. Ş.’nin kolluk ifadelerine de yukarıda sözü edilen açıklamalar nazara alındığında, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un 160 vd. maddelerine göre yaptığı yazılı veya sözlü bir görevlendirme bulunmaksızın yapılan işlemler sonucu ulaşıldığından, bu ifadelere de itibar edilemeyeceği belirlenmekle, sanık …’ın mağdur … B.’ye yönelik üzerine atılı fuhuş suçunu işlediğine ilişkin, hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın mağdur … B.’yi fuhşa teşvik ettiği, bunun yolunu kolaylaştırdığı ya da fuhşa aracılık veya yer temin ettiklerine ilişkin, mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
ii. Kabule göre de; fuhuş suçunun mağdur sayısınca oluşacağı nazara alınmadan, bu husus alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi gösterilerek sanık hakkında bir kez mahkûmiyet hükmü kurulması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında, O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.