Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11774 E. 2023/19601 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11774
KARAR NO : 2023/19601
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/34 E., 2016/10 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Verilen cezanın haksız olduğuna, polislere karşı görevi yaptırmamak için direnmediğine, aksine teslim olduktan sonra polislerin kendisine şiddet uyguladığına vesaire ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
1. Hakaret Suçuna Yönelik
Hakaret suçunun zarar göreni olan katılan … Y.’nin sanığa iftira atmasını gerektirecek bir nedenin bulunmadığı, diğer katılanların da telefon konuşmasına şahit oldukları, olay tutanağından telefon konuşmasının başka kişilerce de duyulduğunun anlaşıldığı ancak bu kişilere hakaret sözlerini duyup duymadıklarının sorulmadığı, eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkindir.
2. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçuna Yönelik
Görevi yaptırmamak için direnme eyleminin bir fiille birden fazla katılana karşı gerçekleştiği ancak direnme eyleminin süreklilik içerdiği, bu sebeple sanığın süreklilik arz eden eylemlerinin değişik zamanlarda gerçekleştirildiği değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre uygulama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden
Mala zarar verme ihbarı üzerine olay yerine gelen polis memurları Kemal Y., Hasan Ö. ve Resul A.’nın olay yerinde sanık …’u yakaladıkları, sanığın polis aracı içindeyken katılanlara hitaben “Siz kim oluyorsunuz, sizinle yarın görüşeceğiz, el mi yaman ben mi yaman, bakın göreceksiniz, ben Adıyaman menzil sofisiyim, benim kim olduğumu yarın siz göreceksiniz, ben yarın buradan çıkacağım, kendinize haritadan yer beğenin.” sözleriyle ve ayrıca olay yerinde sivil olarak bulunan katılan … Y.’yi kastederek “O sivil var ya o sivil o jopu g… sokacağım.” diyerek katılanları tehdit ettiği, bu suretle görevi yaptırmamak için direndiği Mahkemece kabul edilmiştir.
B. Hakaret Suçu Yönünden
Sanığın olay esnasında katılan … Y. tarafından telefon ile arandığı, sanığın telefonda katılan …’e “Ben kuzeykentteyim siz benle t… mı geçiyorsunuz, gece gece niye beni rahatsız ediyorsunuz.” sözleriyle katılan … Y.’ye hakaret ettiği iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 13.05.2015 tarihli sanığın sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. İddia, sanık savunması, katılan beyanları, tanık beyanları, olay tutanağı, genel adli muayene raporu, görgü ve tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiği yönündeki Mahkemenin maddi olay kabulünde ve katılan … Y.’ye yönelik sözlerinin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğuna dair takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
2. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri ve Sair Sebepler Yönünden
i. Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekliyle sanığın katılanlara hitaben “Siz kim oluyorsunuz, sizinle yarın görüşeceğiz, el mi yaman ben mi yaman, bakın göreceksiniz, ben Adıyaman menzil sofisiyim, benim kim olduğumu yarın siz göreceksiniz, ben yarın buradan çıkacağım, kendinize haritadan yer beğenin” şeklindeki sözleriyle tehditte bulunmak suretiyle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği biçimindeki Mahkemece kabul edilen eyleminde; sanığın polis memurunun görev yerini değiştirme konusunda herhangi bir yetki ve gücü bulunmayıp, anılan sözlerinin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurunu oluşturmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanmak suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
ii. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla kez işlenmesi gerekli olup, sanığın, araya belli bir zaman aralığı girmeksizin aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerinden dolayı hakkında anılan fıkranın uygulandığı şeklindeki yerinde görülmeyen gerekçeyle hüküm kurulması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.