Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11775 E. 2023/19606 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11775
KARAR NO : 2023/19606
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/190 E., 2015/691 K.
SUÇLAR : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Tebliğname’de genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden karar tarihinden sonra yürürlüğe giren ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin düzenleme ve Anayasa Mahkemesi kararı çerçevesinde hükmün bozulması gerektiği görüşü belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, atılı suçlamaları kabul etmediği, kimseyi hedef almaksızın evinin camından bir el ateş ettiği, polis memurlarının gelmesi üzerine tüfeği yere bırakarak teslim olduğu, polis memurlarını gördükten sonra ateş etmesinin söz konusu olmadığı, pişman olduğu ve kastının bulunmamasından ötürü beraatine karar verilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde siyah paltolu bir kişinin sokak üzerinde av tüfeği ile havaya ateş ettiği ihbarıyla polis memurlarının olay yerine gittikleri, ancak şahsın uzaklaşmış olduğu ve olay yerinde boş kartuşun bulunduğu, yapılan araştırma sırasında olay yerinden kaçan siyah paltolu ve elinde tüfek olan şahsın yerinin belirlendiği, polis memurlarının belirlenen yere gittiklerinde sanık …’ın siyah paltolu ve elinde tüfekle beklediğinin görülmesi üzerine uyarıldığı, ancak sanığın ihtara uymayarak görevli polis memurları olan mağdurlar … T. ve …’nin kendisine yaklaşmalarını engellemek amacıyla bir el havaya ateş ettiği, bu suretle üzerine atılı genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname’deki Bozma Düşüncesi Yönünden
Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi olmadığı anlaşılmakla Tebliğname’deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın olay günü polis memurları gelmeden önce havaya bir el ateş ettiğine yönelik ikrar içeren beyanı, 19.02.2015 tarihli yakalama, muhafaza altına alma ve teslim tutanağı, kolluk tarafından düzenlenen olay yeri basit krokisi, olay yeri inceleme raporu ve … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün uzmanlık raporları çerçevesinde sanığın üzerine atılı genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu işlediğine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sair Sebepler Yönünden
1. Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması Suçu Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, gerekçeli karar başlığında mağdurlar … T. ve …’nin isim ve kimlik bilgileri gösterilmemiş ise de bu hususun mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

2. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçuna İlişkin
i. Gerekçeli karar başlığında mağdurlar … T. ve …’nin isim ve kimlik bilgilerinin gösterilmemesi,
ii. Sanığın savunmasında polis memurları gelmeden önce havaya ateş ettiğini, polis memurları geldikten sonra herhangi bir şekilde ateş etmediğini ve teslim olduğunu belirtmesi karşısında; aşamalarda dinlenilmeyen mağdur polis memurları … ve …’nin duruşmada hazır edilerek dinlenilmeleri ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik incelemeyle hüküm kurulması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (C-1) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçuna İlişkin
Gerekçe bölümünün (C-2) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.