YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11784
KARAR NO : 2023/20442
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/21 E., 2015/884 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 43, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Mahkeme tarafından, bir başka mahkemece verilen cezanın incelemeye konu dosyadan mahsup edilme olanağı bulunmadığı, aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, diğer yandan suç tarihinin 07.05.2014 ile 20.05.2014 tarihleri arası olduğunun İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/161 Esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporundan anlaşıldığı, mahsuba konu İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/179 Esas sayılı dosyasının suç tarihinin ise 17.03.2014 olduğu, bu haliyle Mart ayı ile Mayıs ayı arasında suçun kesintiye uğradığı, fiil ayrılığı sebebiyle iki farklı suçun oluşması gerektiğine vesaire ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz İsteği
Suç tarihlerinin birbiriyle tutarlı olmadığı, bu suçla ilgili İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı, gösterilen suç tarihinde hiçbir suça karışmadığına vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tarafların bir süre arkadaşlık yaptığı ve ayrıldıkları, bunun üzerine sanığın 12.05.2012 tarihinde katılanın telefonuna çektiği mesajla “Sen evine alacağın erkeği almışsın, erkek mi var yanında cevap vermiyorsun, lan kansız.” şeklindeki sözlerle katılana hakaret ettiği Mahkemece kabul edilmiş ancak; İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01.10.2014 tarihli ve 2014/179 Esas, 2014/99 Karar sayılı dosyasındaki hakaret eylemi ile teselsül şeklinde gelişen incelemeye konu eylemin müstakil bir suç oluşturmayıp İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesince uygulanmayan 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası incelemeye konu dosyada uygulanmak suretiyle sanığın mahsuben cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekliyle sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediği hususunun katılan tarafından dosyaya sunulan mesaj içerikleri ile İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/161 Esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu neticesinde sübut bulduğuna ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiş, İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/161 Esas sayılı dosyasında görülen suç tarihlerinin 03.10.2014 – 08.10.2014 olduğu anlaşılarak sanığın mükerrer yargılamaya ilişkin temyiz sebebinin reddi gerekmiştir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri ve Sair Sebepler Yönünden
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “12.05.2014” yerine “20.05.2014” olarak gösterilmesi,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarından dava açılması, bu suç açısından uzlaştırma işlemlerinin uygulanmasının mümkün olmasına karşın soruşturma aşamasında da uzlaşma hükümlerinin uygulanmaması karşısında, uzlaştırma işlemlerinin uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3. Sanık hakkında her ne kadar İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01.10.2014 tarihli ve 2014/179 Esas, 2014/99 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan ceza, incelemeye konu dosyada zincirleme suç artırımı ile belirlenen cezadan indirilerek hüküm kurulmuş ise de; Ulusal Yargı Ağı Projesi Bilişim Sistemi üzerinden yapılan incelemede, İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01.10.2014 tarihli ve 2014/179 Esas, 2014/99 Karar sayılı kararın sanık tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 18.10.2017 tarihli ve 2015/20349 Esas, 2017/22662 Karar sayılı ilamıyla hükmün sonradan yürürlüğe giren uzlaştırma hükümleri yönünden bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılamada tarafların uzlaştığı ve İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19.04.2018 tarihli ve 2017/1177 Esas, 2018/363 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 17.03.2014 tarihli hakaret eylemi yönünden düşme kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulama alanı bulamayacağı gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,
C. Kabule Göre
i. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.03.2016 tarihli ve 2014/10-847 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararıyla belirtildiği üzere, zincirleme suça dahil olan bir suçtan bu durum gözetilmeksizin mahkumiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak Mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de göz önüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması, kesinleşen hükümdeki cezanın sonuç cezadan indirilmesi, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi gerektiği, bu bilgiler ışığında incelemeye konu dosyada hüküm verildiği tarihte zincirleme suça dahil olan diğer eylem hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığı gözetilmeden karar verilmesinin yanı sıra; sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen 3 ay 22 gün hapis cezasından, İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01.10.2014 tarihli ve 2014/179 Esas, 2014/99 Karar sayılı kararında hükmedilen 2 ay 15 gün hapis cezası indirilerek sonuç cezanın belirlenmesi sırasında netice cezanın “37 gün hapis” yerine “22 gün hapis” olarak eksik tayin edilmesi,
ii. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekili ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.