YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11843
KARAR NO : 2023/19462
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/349 E., 2015/738 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, anılan Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca, 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; hükümlerin yüzüne karşı verilmemiş olduğundan temyiz ettiğine ve resen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde, … Ticaret Lisesi önünde şüpheli şahısların amaçsız olarak beklediklerinin ihbar edilmesi üzerine katılanların olay yerine gittikleri, olay yerinde bulunan güvenlik görevlisinin sanığı kast ederek öğrencileri rahatsız ettiğini ifade ettiği, katılan polis memurlarınca sanığa kimliğinin sorulduğu, sanığın kabul etmemesi üzerine merkeze götürmek için arabaya davet edildiğinde, ” …. benim akrabalarımın çoğu hapiste ben girsem ne olur.” dediği sonrasında ” Lan ne binecem Emniyet Müdürü gelsin binmiyorum lan, çağır lan memurları çağır alabilen varsa alsın beni, adım, …un hepsi tanır bizi sen kimsin lan, hadi görüşelim bakalım, valla kim kime dum duma hadi, …öyle üstündeki üniformaya güvenmeyeceksin duydun mu, …a. k… k… çocukları.” şeklinde hakaret ve tehdit ettiği iddiasıyla sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan davada, katılanların aşamalardaki uyumlu beyanları ile 22.04.2014 tarihli araç görüntülerine ilişkin CD inceleme tutanağına ilişkin bilirkişi analiz raporuna göre atılı suçların işlendiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanığın atılı suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır.
3. Katılanların aşamalardaki beyanları uyumludur.
4. 02.04.2014 tarihli olay tutanağı, 22.04.2014 tarihli araç görüntülerine ilişkin CD inceleme tutanağına ilişkin Bilirkişi Analiz Raporu dosya içinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılanların aşamalardaki istikrarlı beyanları ile 22.04.2014 tarihli Bilirkişi Analiz Raporuna göre sanığın atılı suçları işlediğine dair, lehe hükümlerin uygulanması talebi bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 50 nci ve 51 inci maddelerinin tartışılmaması, sabıka kaydının incelenmesinde kasıtlı suçtan engel mahkûmiyetlerinin bulunduğu anlaşıldığından, hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci maddesinin uygulanmaması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
Sanığın tekerrüre esas alınan ilamdaki suçu işlediği sırada 18 yaşından küçük olması karşısında, bu ilamın 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince tekerrüre esas olamayacağının gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
a. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp hakaretin, belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekmektedir. Somut olayda; eylemin sanığın merkeze götürülürken ekip aracında meydana geldiğinin anlaşılması karşısında, aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen, 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması suretiyle eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması,
b. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde haksız tahrik indirimi uygulanmasına karşın, aynı olay nedeniyle gerçekleşen hakaret eyleminden dolayı kurulan hükümde haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c. Sanığın tekerrüre esas alınan ilamdaki suçu işlediği sırada 18 yaşından küçük olması karşısında, bu ilamın 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince tekerrüre esas olamayacağının gözetilmemesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A-B-1) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; hüküm fıkrasından “tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın” çıkarılması suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B-2) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.