Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11890 E. 2023/19229 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11890
KARAR NO : 2023/19229
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/75 E., 2015/1335 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri içermeyen dilekçesiyle hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bozulması talebinde bulunduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, olay tarihinde, telefondaki konuşmaları sırasında aralarında husumet bulunan katılana hitaben “Oruspu, seni Türkiye Cumhuriyeti s..sin, oruspusun tabi sen, yediğin nanelerin hepsini biliyorum.” diyerek hakaret ettiği şeklinde iddia olunan olayda, sanığın ikrarı ve dinlenen tanık Z.B.’nin anlatımlarının katılanın beyanıyla uyumlu olduğu tespit edilmiş ve Yerel Mahkemece sanığa atılı eylemin sübut bulduğu kabul olunarak mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın aşamalardaki savunmalarında, katılanın kendisine hakaret ettiğini bunun üzerine sinirlenerek iddianamede belirtilen sözleri söylediğini beyan etmesi, dinlenen tanık Z.B.’nin olaya ilişkin anlatımının da kısmen savunmayı destekler nitelikte olması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki hakaret suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi olması karşısında, anılan Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddelerinde öngörüldüğü biçimde, yöntemine uygun olarak taraflara uzlaşma önerisinde bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. (2) numaralı bozmaya uyulması ve uzlaşmanın sağlanamaması halinde, 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu
Belirlendiğinden, hüküm bu yönlerden hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.