Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11902 E. 2023/20102 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11902
KARAR NO : 2023/20102
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/228 E., 2015/516 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisi bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili temyiz dilekçesinde hükmü temyiz etmek istediğini belirtmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında katılana yönelik hakaret suçunu işlediği iddia edilen olayda; sorumlu yazı işleri müdürü olduğu gazetenin internet haber sitesinde 03.08.2014 tarihinde ‘İşine Gelenlerin Meclisi’ başlığı ile yazdığı, yine Parantez Gazetesinin 04.08.2014 tarihli nüshasının ilk sayfasında da ‘İşine Gelenlerin Meclisi’ manşeti ve 4 üncü sayfasında aynı başlık altında kaleme aldığı yazıda İl Genel Meclisi Üyesi olan mağdurun da içinde bulunduğu bazı meclis üyelerine yönelik aldıkları kararlardan yaptıkları icraatlardan ve güncel siyasi çalışmalarından dolayı ağır eleştirilerde bulunduğu, bir takım iddialar dile getirdiği, bahsi geçen yazıdaki ifadelerin ve söylenen sözlerin söylenme amacı, sözlerin anlamları, yeri ve bağlamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın, mağdura yönelik sözlerinin mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, ağır eleştiri mahiyetinde olmasına karşın somut bir fiil yada olgu isnadı şeklinde olmadığı gibi onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek ağırlıkta sövme fiili niteliğinde de olmadığı, mağdurun bulunduğu konum ve aldığı görev itibariyle de kendisine yöneltilen hakaret niteliği taşımayan ağır eleştirilere göğüs germesi gerektiği, ağır eleştiri yaparak iddiaları dile getirmenin hakaret kapsamında değerlendirilemeyeceği, yazı ve haberden dolayı mağdurun iş ve sosyal çevresinden yoğun bir şekilde aranması ile haberde hukuka aykırı sözlerin bulunması nedeniyle tekzip talebinin kabulüne karar verilmesinin tek başına hakaret suçunu oluşturmayacağı, diğer taraftan internet ile yapılan yayınlar yönünden basın kanunu hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığı, sanığın bahse konu yazıyı internet haber sitesinde yayınlaması nedeniyle açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilemeyeceği, bu haliyle yazının Anayasa’nın 25, 26 ve AİHS’nin 10 uncu maddesine göre düşünce açıklama ve Anayasa’nın 28 inci maddesi karşısında basın özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda yazının hakaret kastı da taşımadığından yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle Yerel Mahkemece beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.