Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11916 E. 2023/19427 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11916
KARAR NO : 2023/19427
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/152 E., 2015/752 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisi bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin; sanığın katılana hitaben dilekçesinde yazdığı sözlerin, hakaret içerdiği, somut uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatların iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın dilekçesinde bahsettiği sözlerin olayla ilgisi olmadığı, sanık ve katılan arasındaki ihtilafın mahkemece anlaşılmadığı, katılanın sanığın vekili olarak yürüttüğü dosyaların incelenmediği, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen bir dava dosyasının davalısı olduğu, katılanın da aynı dosyada davacı konumda olduğu, sanığın cevap dilekçesinde katılanı hedef alarak “Belge kaçırmak maksadı ile bize fatura kesmedi.”, “Yalan söyleyen, zaten yaşanan olaylar göstermiştir ki, hakettiğini gerçek yaşamda yaşamış, halk gözünde de avukatlık mesleğini yapamayacak duruma geldiğinden Hendeği terk edip kaçmak zorunda kalmıştır.”, “Davacı ne ben ne de ortağımın, ne de diğer görüştüğüm müvekkillerim telefonlarına haftalarca çıkmamış ve kaçıp gitmiştir. Şimdi de hiç utanmadan gelip isteklerde bulunmaktadır.”, “Dava dosyasının incelenmesinde, davacının kusurlu, avukatlık mesleki onuruna, sorumluluklarına yakışmayan bu ihmalkar davranışları sebebiyle bitirilemediğini, davacı yüzünden uzadığını, en sonun da da davanın red edildiği görülecektir.” şeklinde yazarak katılana hakaret ettiği iddia edilen olayda, sözlerin eleştiri mahiyetinde, kaba söz biçiminde söylenen eleştiri ve hak arama hürriyetinin kullanmasından ibaret olduğu, katılanın onur ve şerefini rencide edici nitelikte olmadığı hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle Yerel Mahkemece beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın iddianameye konu edilen sözlerin eleştiri niteliğinde ve iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında olduğu, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Sebepler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.