YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1207
KARAR NO : 2021/6948
KARAR TARİHİ : 01.03.2021
MAHKEMESİ : Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) TCK’nın 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır.
Olay günü Bilecik İcra Müdürlüğünün talimat dosyasında haciz işlemi gerçekleştirileceği belirtilerek kolluk görevlisi talebinde bulunulması üzerine görevli olan polis memurlarınca düzenlenen 17/03/2014 tarihli olay tutanağında sanık …’in katılanlara yönelik cebir ve tehdit eyleminde bulunduğuna dair bir ibarenin bulunmaması, tutanağı düzenleyen polis memurları … ve …’nın tanık sıfatıyla alınan beyanlarında sanık …’in cebir ve tehdit eylemlerine dair ifadelerinin olmaması ve sanık …’in aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemesi, katılanların olay nedeniyle düzenlenen adli raporlarının da bulunmaması ile görevli polis memurlarının da imzasının bulunduğu haciz tutanağında sanığın eyleminin “sen buraya giremezsin, sen buradan hiçbir işlem yapamazsın” diyerek alacaklı vekili olan katılanı kapı dışarı ettiği biçiminde anlatılması, katılanların ise sanığın alacaklı vekilinin göğsünden itekleyerek “sen buraya giremezsin, sen buradan hiçbir işlem yapamazsın” diyerek fiili müdahalede bulunduğuna dair beyanları karşısında; olay nedeniyle düzenlenen tutanak içerikleri ve beyanların yöntemince irdelenerek aralarındaki çelişkilerin giderilmesi, hangi anlatıma, hangi gerekçe ile üstünlük tanındığı da karar yerinde tartışılıp, tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın “burada haciz yaptırmam” diyerek karşı çıktığı, müşteki avukatın üzerine yürüyerek onu iteklediği biçiminde mahkemece kabul edilen eyleminde ise, itekleme eyleminin cebir boyutuna ulaşıp ulaşmadığı tartışılmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle sanık … hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Bir numaralı bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu sanık … hakkında beraat düşünülmesi halinde; sanık Selman Aydeniz hakkında kurulan hükümde TCK’nın 265/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
3) Kabule göre de;
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulama olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve Selman Aydeniz’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.