Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/12095 E. 2023/20076 K. 19.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12095
KARAR NO : 2023/20076
KARAR TARİHİ : 19.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/274 E., 2016/68 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 7.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteğinin; uzak kanıtlara dayanılarak karar verilmesinin yerinde olmadığına, şikâyetçi ile sanığın karşılıklı ağız dalaşı olduğunu beyan etmelerine rağmen sanığa ceza verilmesinin kanuna aykırı olduğuna, sanığın lehine hükümlerin daha önce kasıtlı suçtan sabıkalı olduğundan uygulanmamış ise de sabıkanın silinmesi koşullarının oluştuğuna, sanığın para cezasını ödeme ihtimali bulunmadığına, resen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, belediyeye ait yüzme havuzunda para tahsilat memuru olan şikâyetçiye hakaret ettiği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın aşamalardaki savunması ve tanık T.T.’nin beyanları karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi de değerlendirilip sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.06.2023 tarihinde karar verildi.