Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/12122 E. 2023/19358 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12122
KARAR NO : 2023/19358
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/42 E., 2016/97 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında şikâyetçi ….’ye yönelik hakaret suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 53 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, şikâyetçi….’ye yönelik hakaret suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 53 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, şikâyetçi ….’ye yönelik kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (c) bendi, 53 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiştir.
2. Sanığın denetim süresinde suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine Yerel Mahkeme tarafından hükümler aynen açıklanmıştır.
3. Tebliğname’de sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçları işlemediğine, terminalde görevli olmayan bir polis memurunun aralarında olay olmadığı halde kendisine küfür ettiğine, kendisinin mağdur olduğuna ve şikâyetçiler Osman Nuri R. ile Abdülkadir R.’nin kendisini kadın ticareti yapmakla suçladığına, kendisine hakaret edildiği halde ceza aldığına, beraat etmesi gerektiğine, lehine olan yasal ve takdiri indirimlerin somut gerekçe olmadan uygulanmadığına ve kararların bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Otobüs şoförü olan sanığın, terminalden geç çıkış yapması nedeniyle kendisini durdurup evrak isteyen polis memuru şikâyetçi….’ ye hakaret ettikten sonra anons üzerine gelen şikâyetçi polis memuru ….’ye de hakaret ettiği ve aracını hareket ettirmeye çalıştığı, bu sırada şikâyetçi ….’nin sanığa engel olmaya ve araçtan indirmeye çalıştığı sırada araçtan inen sanığın şikâyetçi ….’ye yumruk atarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezaların şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle ve gerekçesiz karar verilerek, Anayasa’nın 141 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 34, 223 ve 230 uncu maddelerine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” hükmünü içermekte olup zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür.
Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın hakaret eylemlerini kısa zaman dilimi içerisinde ve aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerle, birden fazla şikâyetçiye karşı gerçekleştirip gerçekleştirmediği tartışılıp açıklanmadan, ayrı ayrı iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
3. Sanığın, kendisinden evrak isteyen şikâyetçi polis memuruna evrakları vermeyerek hakaret etmesi üzerine olay yerine gelen ve sanığın aracı hareket ettirerek olay yerinden kaçmasına engel olmak isteyen polis memuru ….’yi kasten yaraladığı olayda, eylemin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan, kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararlarına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.