YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12141
KARAR NO : 2023/20073
KARAR TARİHİ : 19.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/318 E., 2016/136 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında 22.05.2015 tarihli iddianamede yer alan hakaret suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 5.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 13.10.2015 tarihli iddianamede yer alan hakaret suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteğinin; soruşturma tarihlerinin açılan iddianamelerden ötürü iç içe girdiğine, iddianame düzenlenmesi ile hukuki kesinti oluştuğu şeklindeki değerlendirmenin kabulünün güç olduğuna, tek bir davada birleştirilerek zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğine, haksız tahrike ilişkin değerlendirme yapılmadığına, iki kez alt sınırdan uzaklaşılarak birden fazla cezalandırıldığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, “Bulgar” kelimesi gerekçe gösterilerek milliyetçi söylem kullanıldığının ileri sürüldüğüne, iddianamede yer almayan 125 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ceza tayin edildiğine, 43 üncü madde uyarınca cezanın alt sınırdan gerekçesiz olarak uzaklaşılarak belirlendiğine, sanığın bir daha suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşmamasının isabetsiz olduğuna, resen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, eşi olan şikâyetçi Meliha D.B.’ye ve kayınpederi olan Mehmet K.E.’ye farklı günlerde hakaret ettiği ve 22.05.2015 tarihinde iddianame düzenlendikten sonra, farklı günlerde kayınpederi Mehmet K.E.’nin telefonuna hakaret içerikli mesajlar attığı iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı ile suçun sübuta erdiğinin kabulüyle Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Yönlerden
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden,
Karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.06.2023 tarihinde karar verildi.