YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12153
KARAR NO : 2023/19766
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/775 E., 2016/42 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu , 62 nci ve 51 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteğinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır.
2.Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanığın, refakatçi olarak bulunduğu esnada nefes almakta güçlük çeken babasına oksijen maskesinin takılması zorunluluğun oluştuğu, sanığın ellerinin temiz olmaması sebebiyle takamadığı, odada bulunan ve hemşire olan katılana, “Sen.” diye hitap ederek maskeyi takmasını istemesi üzerine başlayan tartışmada “Gerizekalı embesil.” diyerek katılana hakaret ettiği iddiası ile kamu davası açıldığı, sanığın annesi ve kardeşi olan tanıklar M.Ş. ile A.Ş.’nin sanığın hakaret sözlerini söylemediğini ifade ettikleri, katılanla aynı hastanede çalışan tanık L.T.’nin ise hakaret sözlerini duyduğunu ifade ettiği, tanıklar M.Ş. ile A.Ş.’nin beyanlarının yakınlıkları nedeniyle objektif olarak yorumlanamayacağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın babasının ağır hasta olması nedeniyle içinde bulunduğu kaygı ve endişe haliyle katılanın kendi görevini sanıktan yapmasını istemesine kızarak tahrik altında üzerine atılı hakaret suçunu işlediğinin sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Hakaret suçundan da kurulan hükümde haksız tahrik nedeniyle indirim yapılırken, özel hüküm ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası yerine, 29 uncu maddesinin uygulanması,
2.Katılan …’ın Sağlık Bakanlığının görevlendirdiği vekil ile temsil edilmesi ve Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11 inci maddesi ile 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesi uyarınca idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulumuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.