YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12182
KARAR NO : 2023/19492
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/146 E., 2016/249 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında 29.06.2012 tarihinde düzenlenen iddianame kapsamında yapılan yargılama sonucunda Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/717 Esas, 2014/882 Karar sayılı kararı ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın, denetim süresi içerisinde 07.07.2015 tarihinde kasıtlı suç işlemesi üzerine aynı Mahkemenin 2016/146 Esas, 2016/249 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilerek sanık hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 ncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
2.Tebliğnamede hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine, beraat etmesi gerektiğine, hükmün açıklanma koşullarının oluşmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde icra memuru olan mağdur … Y. ile polis memuru olan mağdur … G.’nin haciz işlemleri için sanığın iş yerine gittikleri, borçlu durumda olan sanığın el kol hareketleri yaparak mağdurlara hitaben ” Siz ne hakla evraklara bakıyorsunuz, siz kim oluyorsunuz da buraya geliyorsunuz, peşine polis takıp niçin geliyorsun, ben burada esnafım, komşularım rahatsız oluyor, 2.500-TL’lik parayı mı ödeyemeyeceğim, başına sıkıntı aldın, seni şikayet edeceğim, burada 5.000-TL param var diye senin hakkında iftira davası açacağım, çocuk mu kandırıyorsunuz, yetkiniz yok.” şeklinde sözler söylediği, akabinde mağdurların meslek kartları ile icra dosyasını sanığa gösterdikleri, sanığın bu sefer de ” Sen savcı mısın, başına sıkıntı aldın, senin yetkin yok, izin kağıdın var mı, icra yok.” şeklinde sözler söyleyerek hacze engel olduğu, bu şekilde üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğinin tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Aşağıda açıklanan nedenle tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
1.5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, sanığın mağdurlara yönelik söylediği kabul edilen sözlerin şikâyette bulunma maksadıyla ifade edildiği, tehdit niteliğinde olmadığı ve dolayısıyla görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden yerinde olmayan gerekçeyle direnme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2.Kabule göre ;
Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla görevliye karşı işlediği kabul edilmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.