YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12226
KARAR NO : 2023/19476
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/766 E., 2015/690 K.
SUÇ : Hayasızca hareketler
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hayasızca hareketler suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 225 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin, hakkında verilen kararın hukuka aykırı olduğu, lehe olan hükümlerin uygulanmadığı bu nedenlerle hakkında verilen hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde otostop yapan bayanların olduğu ve buldukları müşterilerle ara sokaklarda cinsel ilişkiye girdiklerine dair yapılan ihbar üzerine kolluk görevlilerinin yaptığı izleme neticesinde, sanığın kullandığı araç ile yol kenarında bekleyen inceleme dışı sanık S.A.’nın yanında durduğu ve kısa bir süre konuştuktan sonra aracını ara sokağa park ettiği, kolluk görevlilerinin bir süre bekledikten sonra aracın yanına yaklaştıklarında sanığın ve inceleme dışı S.A.’nın minibüsün ön koltuğunda giysilerin alt kısımları tamamen çıkarılmış vaziyette cinsel ilişki halinde olduklarının ve minibüsün park ettiği alanın sokak üzerinden alenen görülebildiğinin tespit edildiğinden bahisle hayasızca hareketler suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanığın savunması, olay yeri tespit tutanağı ve fotoğrafları ile tüm dosya kapsamından sanığın iki bina arasındaki sokakta iş yeri ve yerleşim yerlerinin hemen bitişiğinde park ettikleri araç içerisinde cinsel ilişkiye girmek suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 02.11.2014 tarihli tutanak, 27.05.2015 tarihli olay yeri fotoğrafları ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin kanaatinin ve gerekçesinin yerinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde karar verildi.