Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/12233 E. 2023/20655 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12233
KARAR NO : 2023/20655
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/479 E., 2016/146 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece; sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve aynı maddenin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi gereğince 8.740 TL adli para cezası ile, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaleti ile aynı maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz dilekçesinin özetle; hakkında verilen kararı temyiz talebinden ibaret olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın; çadırkentte yemek dağıtımında çalıştığı, katılan ve şikâyetçinin ise aynı çadırkentte kamp giriş nizamiyesinde görevli jandarma oldukları, bir önceki gün gerçekleşen bir olay nedeni ile sanığın ifadesinin alınması gerektiğinden şikâyetçi ve katılanın sanığın geldiğini jandarma asayiş timine haber verdikleri, jandarma personelinin kendisini almaya geleceğini söylemeleri üzerine sanığın ben ifadeye kendim gideceğim diyerek karşılık verdiği, yanında bulunan kişilerce gelmiş olduğu arabasına binerek uzaklaşmak istediği sırada katılan ve şikâyetçinin engel olduğu, bu sırada sanığın aracından inerek şikayetçi S.A’ya hitaben “Sen kime silah çekiyorsun lan.” dediği, “Burası kimin mıntıkası biliyormusunuz lan, siz buradan adam almanın ne demek olduğunu göreceksiniz.” diyerek sağ el işaret parmağını salladığı, bu suretle görevli jandarmaya karşı tehdit eylemlerinde bulunarak görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği ayrıca “Lan” kelimesini kullanarak kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; iddia, dosya kapsamı, olayın oluş şekli, tanık beyanları ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın görevini ifa etmekte olan kamu personeline yönelik “Lan” diye hitap etmesinin kamu görevlisini rencide edici nitelikte bir davranış olması nedeniyle hakaret suçunun oluştuğu ayrıca tartışma esnasında tehdit cümleleri sarfetmek suretiyle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Mahkemece, sanığın, katılan ve şikâyetçiye söylediği kabul edilen “lan” sözünün muhattabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde, görevi yaptırmamak için direnme suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında; sanığın, jandarma görevlilerine yönelik söylediği “burası kimin mıntıkası biliyormusunuz lan, siz buradan adam almanın ne demek olduğunu göreceksiniz” biçimindeki sözlerinin objektif olarak mağdur üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte olmadığı hususu dikkate alındığında, görevi yaptırmamak direnme suçunda tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği ve sanığın jandarma görevlilerine ne suretle direndiği kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Kabule göre;
a. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince gün adli para cezasının alt sınırının 365 gün olduğu gözetilmeden, 360 gün olarak belirlenmesini müteakip aynı Kanun’un 125 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi gereğince artırımların ve 62 nci maddesi gereğince indirimin bu miktar üzerinden yapılması nedeniyle eksik ceza tayini,
b. Sanığın direnme eylemini fikir ve eylem birliği içinde birden fazla kişi ile birlikte gerçekleştirmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
Nedenleri ile karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden HÜKÜM kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.