YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12238
KARAR NO : 2023/20648
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1376 E., 2016/375 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece; sanıklar hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin dördüncü fıkrası, 129 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 ay 28 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5237 sayılı Kanun’un, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ve aynı Kanun’un 58 inci maddesi gereğince cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz istemlerinin özetle; atılı suçlamayı kabul etmedikleri, mahkemenin sicillerine bakarak hatalı karar verdikleri, soyut iddiadan başka delil bulunmadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatlerine karar verilmesi gerektiği, lehe hükümlerin uygulanmadığı, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların aralarında önceye dayalı husumet bulunan katılanlar ile yolda karşılaştıkları ve katılanlara hitaben “O… çocukları ananızı avradını sinkaf ederiz.” şeklinde sözler söylemek sureti ile hakaret ettiklerinden bahisle cezalandırılmaları talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanıkların tartıştıklarını ikrar eden beyanda bulundukları, katılanların anlatımlarının aşamalarda değişiklik göstermediği ve kolluk tutanakları ile desteklendiği belirtilerek mahkûmiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın aşamalarda değişiklik göstermeyen savunmalarında suçlamayı kabul etmemesi, katılanlar ile arasında olay tarihinde husumet bulunması, sanığın katılanlara hakaret ettiğine dair tarafsız tanığın bulunmaması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine dair katılanların soyut beyanları dışında şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
2.Kabule göre de
a. Karşılıklı hakaret nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hüküm kurulması yerine aynı Kanun’un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması,
b. Sanığın hakaret eylemini birden fazla kişiye karşı tek bir fiille gerçekleştirdiğinin kabul edilmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 25.09.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik sanıklar … ve …’un temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sanık … hakkında diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanık … yönünden bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.