YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12293
KARAR NO : 2023/20008
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/37 E., 2016/235 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, kasten yaralama suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiş olup, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle Mahkemece bu kez aynı uygulama maddeleri uyarınca hakaret suçundan 11 ay 20 gün hapis cezası, kasten yaralama suçundan ise 5 ay hapis cezası tayini ile 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezalarının ertelenmesine hükmetmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; olay günü şikayetçinin kendisine nişanlısının yanında sert davranması nedeniyle aralarında itişme yaşandığına, şikâyetçiden istemesine karşın kendisine kimlik göstermediğine, yaptığı araştırmada şikâyetçinin o tarihte istirahatli olduğunu öğrendiğine, buna rağmen suçların şikâyetçinin görevi nedeniyle işlendiğinin kabul edildiğine, bu ve resen belirlenecek nedenlerle kararın bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tanık Yılmaz A.’nın camiiden çıkan şikâyetçiye orada bulunan bir araçtan yardım isteyen bir kadın sesi geldiğini söylemesi üzerine bahsedilen aracın yanına giden şikâyetçinin sanığı evine gitmesi hususunda uyardıktan sonra oradan uzaklaştığı sırada arkasından gelen sanığın şikâyetçiye hitaben ”sen kim oluyorsun lan görevli değilsin benim kız arkadaşımın yanında niye rahatsız ediyorsun buna yetkin yok polis oldun da ne oldun.” şeklindeki sözlerle hakaret ettiği ve iki eli ile şikayetçinin boğazına sarılıp yere düşürmeye çalışarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebep olduğu, bu suretle üzerine atılı hakaret ve kasten yaralama suçlarını işlediği Yerel Mahkeme tarafından kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadı veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın şikâyetçiye yönelik sözlerinin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkûmiyet kararı verilmesi,
2.Mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu sanık hakkında hapis cezalarına hükmedilerek, söz konusu hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasında yer alan düzenlemeye aykırı davranılması,
3. (1) numaralı bozma sebebine göre kasten yaralama suçu bakımından, 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönlerden hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.