YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12307
KARAR NO : 2023/20678
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/16 E., 2016/95 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci maddesi uyarınca 3 ay hapis cezasıyla, tehdit suçundan ise; 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki mahkumiyet hükmü yönünden 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; hakaret amacıyla mesaj göndermediğine, katılanın protokole uymadığına, vazgeçtiğini söyleyip ödediği parayı geri vermediğine, ceza tayininin yerinde olmadığına, kısa süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi ve ertelenmesi mümkünken bu yönde karar verilmediğine, lehine olan maddelerin uygulanmadığına, bu nedenlerle kararın bozulması talebine yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın aralarında daire alım satımı konusunda protokol yaptıkları katılana, mesaj tespit tutanağında tespit edilen “Çok kötü şeyler olur.” ve ”Sen erkek misin.” şeklinde mesajları göndermek suretiyle hakaret ve tehdit suçlarını işlediği Yerel Mahkeme tarafından kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre de esas alınan kasıtlı suçtan mahkûmiyet kararı bulunduğundan, Mahkemece sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırımlara çevirme hükümlerinin, adli sicil kaydında birden fazla ilam bulunmakla 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirim hükümlerinin ve taraflar arasındaki protokol içeriği ile tarafların beyanları birlikte değerlendirildiğinde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmayıp, sanığın aşağıdaki sebepler dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sair Yönlerden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana yönelik gönderdiği mesajdaki sözün, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. Mahkemece tehdit olarak kabul edilen sözün, sanığın aşamalardaki savunmaları ile suç tarihinde saat 17:50’de gönderilen mesaj içeriği ile olayın bütünlüğü ve söylendiği bağlam da göz önüne alınarak Anayasal şikâyet hakkının kullanılması iradesini ortaya koyma niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmeden yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi,
3.Kabule göre de; 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönlerden hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.