YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12423
KARAR NO : 2023/19272
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/445 E. 2016/71 K.
SUÇLAR : Hakaret ,tehdit
HÜKÜMLER : Beraat, ceza vermekten vazgeçilmesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Şikâyetçi …’un 03.03.2015, şikâyetçi … (…)’ın ise 02.06.2015 tarihli celsede şikâyetçi olduklarını ve davaya katılmak istediklerini bildirmelerine karşın, katılma hususunda bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince şikâyetçilerin kamu davasına katılan, vekillerinin de katılan vekili sıfatıyla kabulüne karar verilmiştir.
Sanık … müdafiinin sanık hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteğinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile;
1. Sanık … hakkında,
a.Tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
b. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza vermekten vazgeçilmesine,
2.Sanık … (…) hakkında, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza vermekten vazgeçilmesine,
Karar verilmiştir.
3.Tebliğnamede sanık … hakkında, tehdit suçundan kurulan hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan sanık … (…) müdafiinin temyiz isteği, müvekkilinin kendisine hakaret edilmesine rağmen hakaret etmediğine, müvekkilinin tartışmaya neden olan faksı gönderememesi nedeniyle sanığı aradığı, arama son bulduktan sonra bu kez, sanığın arayarak hakaret ve tehdit içeren sözleri söylediğinin dosya kapsamından sabit olduğu, katılan sanığın soruşturmadaki beyanında telefon görüşmelerini kimsenin duymadığını beyan ettiği, kovuşturmada ise bildirdiği tanığın telefon konuşmalarını duyduğuna dair çelişkili beyanda bulunduğu, dolayısıyla sanık … hakkında tehdit ve hakaret suçlarından mahkumiyetine karar verilmesine, müvekkili hakkında ise hakaret suçundan beraat kararı verilmesine ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
2. Katılan sanık … müdafiinin temyiz isteği, müvekkilinin kimlik fotokopisini fakslaması için sanığı aradığına, sanığın müvekkilinin yüzüne telefonu kapatması üzerine sinirlenerek tekrar arayıp “O telefon böyle kapatılır.” diyerek telefonu kapattığına, haksız tahriğin sanık tarafından gerçekleştirildiği dikkate alındığında hakaret suçundan müvekkili lehine beraat, sanık … (…) aleyhine ise mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, müvekkili hakkında tehdit suçundan beraat kararı verilmesine karşın vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğuna ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
A- Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmünü vekalet ücretiyle sınırlı olarak sanık müdafiinin temyiz ettiği, sanık hakkında yargılandığı aynı davada hakaret suçundan ceza vermekten vazgeçilmesine kararı verilmiş olması karşısında, sanık müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, tehdit suçundan verilen beraat hükmü nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ancak,
1. Sanığın yargılama konusu tehdit ve hakaret eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 03.03.2015 tarihli, sanığın sorgusu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B-Sanık … (…) Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1-Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir, bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Sanığın, katılana yönelik kaba ifade niteliğindeki sözlerinin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, ceza vermekten vazgeçilmesine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakaretin karşılıklı olarak işlendiğinin kabul edilmesi halinde, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “ceza vermekten vazgeçilmesine” şeklinde hüküm kurulması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan … (…) vekili ve sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, belirtilen husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık … (…) Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık … (…) müdafii ve katılan … vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.