YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12478
KARAR NO : 2023/19847
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/175 E. 2016/47 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 10.620,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, atılı suçları işlemediğine, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmadığına ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde bir başka olayın şüphelisi olan sanık hakkında gerekli işlemlerin yapılması için polis merkezine getirildiği, memur odasında iken sanığın “Alın beni içeri atın.” diyerek bağırmaya başladığı, sanığın koridora çıkarıldığında ise mağdur polis memurlarına hitaben “Bana kelepçe takabiliyorsanız takın siz kimsiniz. “şeklinde sözler söylediği, sanığın taşkınlık yapmasını engellemek amacıyla kelepçe takıldığı sırada mağdurlara “Siz Fethullah’ın ordususunuz, siz hepiniz adisiniz, bana müdürünüzü getirin, siz nasıl devletsiniz, böyle devlet olmaz, emniyet müdürünüz gelsin, savcı gelsin, ben alt kolluk birimi istemiyorum, üst rütbelileriniz gelsin, savcı istiyorum buraya, bıyıklarımı yolmazsam o..pu çocuğuyum, bıçakladım o..pu çocuğunu, …herkese bıçakta sokarım, y..ta sokarım, a..a koyduğumun devleti beni terörist bildi, beni eşkiya bildi, ..Devlet nerdesin, devlet denen bir şey yok.” diyerek hakaret ve tehdit ettiği mağdurların görevini yapmasını engellemek amacıyla mukavemette bulunduğu, bir süre sonra tekrar aynı şekilde mağdurlara “Sicillerinizi verin sizi şikayet edeceğim, bundan sonra polislere de silah sıkacağım, resimlerinizi cenazenizde ben taşıyacağım, hiç olmazsa şehit olursunuz.” diyerek tehdit ettiği, sanık savunması, mağdurlar beyanı, olay tutanağı ve tanık anlatımlarıyla Yerel Mahkemece sabit kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık savunması, mağdurlar beyanı, olay tutanağı ve tanık anlatımları karşısında, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine ve lehe hüküm talebinde bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51 inci maddeleri ile 5271sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, kurulan hükümlerde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen zincirleme suç hükümleri uygulanırken tek fiille birden fazla mağdura karşı suç işlediğinden 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla birinci fıkrası yerine aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının yazılması ve sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması sırasında yapılan hesap hatası nedeniyle neticeten “8.840,00 TL” yerine “10.620,00 TL” adli para cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hususları dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hakaret suçundan kurulan hükmün (3) numaralı bendinden “43/1” ibaresinin çıkarılıp yerine “5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla birinci fıkrasının” ibaresinin eklenmesine, (4) numaralı bendinde “354 gün” ibaresinin çıkarılıp yerine “442 gün” ibaresinin eklenmesi, 6 numaralı bendindeki sonuç para cezasında “10.620 TL” ibaresinin çıkarılıp yerine “8.840,00 TL” ibaresinin eklenmesi, görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün (2) numaralı bendinden “43/1″ ibaresinin çıkarılıp yerine 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla birinci fıkrası” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.