Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/12480 E. 2023/19198 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12480
KARAR NO : 2023/19198
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/521 E., 2016/66 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun’un) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sübuta, 5237 sayılı Kanun’un 51 ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinde düzenlenen lehe Kanun hükümlerinin uygulanmasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, suç tarihinde yolda karşılaştığı şikâyetçiye “O…çocuğu senin ananı avradını s…im.” şeklinde hakaret ettiği iddia olunmuştur.
1. Sanığın suçlamayı inkar ettiği belirlenmiştir.
2. Şikâyetçinin ve tanık H. Ö.’nün aşamalarda benzer ve istikrarlı anlatımlarda bulundukları anlaşılmıştır.
3. Sanığa ait adli sicil kaydı dosyada mevcuttur.
4. Yerel Mahkemece, “Sanık … suçsuz olduğunu savunmuş ise de şikâyetçinin iddiası, bu iddianın tanık H. Ö.’ce doğrulanması ve dosya kapsamına göre sanığın suçsuz olduğu yönündeki savunmasına değer verilmemiştir.” şeklindeki gerekçeyle hakaret suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Hakaret suçunun alenen işlenmesi karşısında 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanması koşulları oluşmadığından Tebliğname’deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sübuta İlişkin
Şikâyetçi ile tanık H. Ö.’nün aşamalarda benzer ve istikrarlı anlatımlarda bulunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mezkur suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Lehe Kanun Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin
Sanığın lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin talebi bulunmadığından 5237 sayılı Kanun’un 51 ve sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararlarının bulunması, suç tarihinde 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesiyle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişikliğin yürürlükte olması sebebiyle, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın hakaret eylemini aleni sayılan yerde gerçekleştirmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen “sanığın adli sicil kaydında yer alan, Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16.05.2011 tarihli, 2011/561 Esas ve 2012/157 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan verilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince “5 ay süreyle içkili mekan ve toplantılara gitmekten yasaklanma” seçenek tedbirine çevrildiği, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) fıkralarına göre sadece hapis veya adli para cezalarının tekerrüre esas alınabileceği ve aynı Kanun’un 50 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da uygulamada asıl mahkûmiyetin bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbir olduğunun belirtildiği, bu itibarla söz konusu seçenek yaptırımdan ibaret mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi” hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği “Hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkarılması” suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına
31.05.2023 tarihinde karar verildi.