YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12483
KARAR NO : 2023/19837
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/617 E., 2016/59 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Beraat, ceza vermekten vazgeçilmesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla,
1. Sanık … hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
2. Sanık … hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza vermekten vazgeçilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği; haksız tahrik hükmünün uygulanmasına ve sübuta ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın aynı apartmanda sanıklarla altlı üstlü yaşadıkları, katılanın komşuluk icaplarına uymaz şekilde gürültü yaparak sanıkları rahatsız ettiği, yapılan uyarıya rağmen katılanın ve yakınlarının rahatsızlık verici hareketleri sürdürmeye devam ettikleri, 14.07.2015 günü de aynı şekilde gürültü yapmaları üzerine sanıkların katılanın kapısına gidip gürültü yapılmasına tepki göstererek katılana “Hayvanlar, size insan gibi yaşamayı öğretemeyecek miyiz.” diyerek hakaret ettikleri ve eylemlerini haksız tahrik altında gerçekleştirdikleri iddia olunmuştur.
1. Sanık …’nın tevilli ikrar içeren savunmada bulunduğu, sanık …’nın suçlamayı inkar eden savunmada bulunduğu belirlenmiştir.
2. Katılan benzer beyanlarda bulunmuştur.
3. Tanık anlatımları dosyada mevcuttur.
4. Yerel Mahkemece, sanık …’nın hakaret suçunu işlediğine dair somut delil bulunmadığı kabul edilerek beraat, sanık …’nın üzerine atılı hakaret suçunu haksız fiile tepki olarak işlediği kabul edilerek ceza vermekten vazgeçilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; “suçsuzluk” ya da “masumiyet karinesi” olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; “in dubio pro reo” olarak ifade edilen “şüpheden sanık yararlanır” ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın aşamalarda suçlamayı inkar etmesi, katılanın beyanı dışında tarafsız tanık anlatımının bulunmaması ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçu işlediği şüphe boyutunda kalan sanık hakkında mezkur suçtan şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat hükmü kurulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık savunması, katılanın beyanı ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın haksız eyleme karşılık hakaret suçunu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdiri yerinde görüldüğünden katılanın temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümlerde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca hakaret suçunun haksız fiile tepki olarak işlendiğinin kabul edilmesi halinde, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince “Ceza verilmesine yer olmadığına.” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “Ceza vermekten vazgeçilmesine.” şeklinde karar verilmesi ve hüküm kısmında dayanak kanun maddesi olan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin yazılmaması hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılanın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasından “TCK’nın 129/3 maddesi gereğince ceza vermekten vazgeçilmesine.” ibaresinin çıkartılarak yerine “5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi gereğince ceza verilmesine yer olmadığı.” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.