YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12605
KARAR NO : 2023/19873
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/843 E., 2016/95 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 7.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 10 eşit taksitlendirmeye karar verilmiştir.
Tebliğnamede hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usule, kanuna ve içtihatlara aykırı olduğuna, sanığın olayda mağdurken sanık konumuna düştüğüne, hükmolunan cezanın fahiş olduğuna, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde, Fatih Polis Merkezi önündeki bekleme noktasında görevli olan katılanın emniyete giriş yapan sanığa kapıyı kapatması yönünde uyarıda bulunduğu, bu uyarıya sinirlenen sanığın “Seni buraya oturtmuşlar, ne işe yarıyorsun yar… kafalı.” sözüyle alenen kamu görevlisine karşı hakarette bulunduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
3. Katılanın her aşamada oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu, tespit edilmiştir.
4. Tanık D.İ.’nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
5.Olay tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.Katılan ve tanık D.İ.’nin beyanları, olay tutanağı, oluş, incelenen dava dosyası içeriği karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görülmüş, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Olay tutanağı ve katılanın soruşturma aşamasındaki beyanına göre, polis merkezinin giriş kapısından hızlı şekilde içeriye giren sanığın X-Ray cihazına gireceği esnada hakaret eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; aleniyet unsurunun oluştuğu ve hakaret suçunda 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmış olmasıyla suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde düzenlenen “basit yargılama usulü” uygulanamayacağından tebliğnamedeki bu hususlara yönelik bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
3. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi sırasında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması, sonuç olarak ulaşılan miktarın bir gün için belirlenen miktarla çarpımı sonucu ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden, aynı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca tercih edilen adli para cezası yıl olarak belirlenip artırım ve indirimler ay üzerinden yapılmak suretiyle neticeten 7.080,00 TL yerine 7.000,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmiş ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.