YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12641
KARAR NO : 2023/20472
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/835 E., 2016/162 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1. Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 62 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesine, aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca neticeten 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 12 eşit taksitlendirmeye,
Karar verilmiştir.
Tebliğname’de sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’nin temyiz isteği; mağdur kendisi olduğu halde ceza aldığına ilişkindir.
Sanık …’ın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, olayla alakasının olmadığına, cezasının ertelenmesini istediğine, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar ve temyiz dışı sanık A. A.’nın olay tarihinde sahilde spor yapan kadınları rahatsız ettikleri ihbarını alan şikâyetçi polislerce durdurularak kimlik kontrolü yapılmak istendiğinde sanıklar ve temyiz dışı sanık A. A.’nın ellerindeki bıçakları göstererek polislere direndikleri, takviye kuvvet getirtilip sanıkların karakola götürülerek haklarında işlem yapılmak istenildiğinde polislere direndikleri, orantılı güç kullanılarak etkisiz hale getirildikleri Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanıkların savunmaları, şikâyetçilerin ve tanıklar H.A., M.B.S., S.B., B.A., Ö.A.’nın beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
3. Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 29.07.2012 tarihli ekspertiz raporuna göre, tetkik için gönderilen 16 cm, uzunluğunda, tek ağızlı, sivri uçlu, oluksuz, sırtı küt, namlusu üzerinde herhangi bir ibare bulunmayan, metal hayvan figürü korkuluklu ve dip kısmında hayvan figürü bulunan metal üzeri siyah renkli plastik kaplama kabzalı bıçağın taşımakta olduğu nitelikler bakımından 6136 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinde belirtilen yasak niteliğini haiz bıçaklardan olmadığının; ancak 10.4 cm. uzunluğunda tek ağızlı, oluksuz, sivri uçlu, sırtı küt namlusunun; sırt kısmının kabza bağlantı bölümüne yakın 2.8 cm’lik kısmında dişler, sol yüzeyinde “Golden elephat patent 200530064411.9 YINGXIANG” ibareleri ile üzerinde 2 adet delik bulunan, üzerinde susta mandalı ve kilidi ile susta mandal emniyeti mevcut, sapı dahi tüm uzunluğu 20.7 cm. olan, metal kabzasının sırt kısmında kaynağı mevcut bıçağın genel yapı ve mekanik aksamı bakımından bir sustalı çakı benzeri olduğu, yapılan muayenesinde susta kilidinin sağlam ve görev yapar durumda olduğu, bu itibarla taşımakta olduğu nitelikler bakımından 6136 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinde yasak olarak belirtilen sustalı çakı benzerlerinden olduğunun tespit edildiği saptanmıştır.
4. Olay tutanağı, sanıklara ait adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan ilamın dosya arasına alınmış kesinleşme şerhini içerir örneğinde Mahkeme adının “Fatih 2. Asliye Ceza Mahkemesi” olarak yazılı bulunması karşısında tebliğnamedeki bu hususun mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğuna dair düşünceye iştirak edilmemiştir.
2.Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a. Sanık …’ye ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarının uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması,
b. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, engel mahkumiyeti bulunmayan sanık …’ın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “koşulları oluşmadığından” şeklindeki yetersiz gerekçeyle sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c. 28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gözetilmeden sanık … hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.