Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/12740 E. 2023/19340 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12740
KARAR NO : 2023/19340
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/422 E., 2016/11 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama

Şikâyetçi …’nın yöntemince haberdar edilmesine karşın duruşmaya gelmemesi ve yöntemince kamu davasına katılmaması karşısında, hükmü temyiz etmeye hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğine ilişkin olarak, sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, tehdit suçundan ise aynı maddenin (c) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Şikâyetçinin temyiz isteği, hakaret suçunun unsurlarının oluştuğuna, tehdit suçunun manevi unsurunun genel kast olması nedeniyle sanığın tehdit kastının bulunduğuna ve atılı suçun oluştuğuna, vesaire ilişkindir.

2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın, Cumhuriyet savcısının vermiş olduğu mütalaaya “İnsan buna kıçıyla güler.” diyerek Cumhuriyet savcısının onur, şeref ve saygınlığını rencide ettiği, bu nedenle üzerine atılı suçun yasal unsurları oluştuğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinde Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/286 esas sayılı dosyasına ilişkin olarak yapılan duruşma sırasında Cumhuriyet savcısının tutukluluğun devamına ilişkin mütalaası sonrasında söz almaksızın ayağa kalkarak mahkeme hakimi ve Cumhuriyet savcısı olan şikâyetçilere yönelik olarak “8 aydır tutuklu, daha ne tutukluluk devamı istiyorsun, insan buna kıçıyla güler.” şeklinde sözlerle hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece suça konu sözlerin nezaket dışı, kaba söz olduğu kabul edilerek sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Şikâyetçi …’nın Hakaret ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Şikâyetçi …’nın yöntemince haberdar edilmesine karşın duruşmaya gelmemesi ve yöntemince kamu davasına katılmaması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği resen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçinin temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın söylediği sözlerin muhatapların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu anlaşılmakla, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Şikâyetçinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik şikâyetçinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.

(Muhalif) (Muhalif)

Karşı Oy

Sanık … hakkında şikayetçiler … ve …’ya yönelik 18/07/2014 tarihinde işlediği iddia olunan hakaret ve tehdit suçlarından Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/01/2016 tarihli ve 2014/422E. 2016/11 K. sayılı Kararıyla, her iki suçtan ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
Karara karşı şikayetçi … ve O yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine Dairemizin 05/06/2023 tarihli ve 2021/12740 E. 2023/19340 K. sayılı kararıyla şikayetçinin temyizinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince reddine, O yer Cumhuriyet savcısının temyizi yönünden ise oy çokluğu ile onanmasına karar verilmiştir.
Sayın çoğunluk ile uyuşmazlığın konusu şikayetçi …’un yargılama sırasında esas hakkındaki mütalaasını bildirmesi üzerine sanığın söylediği “8 aydır tutuklu, daha ne tutukluluk devamı istiyorsun, insan buna kıçıyla güler” sözünün hakaret suçunu oluşturup oluşturmayacağına yöneliktir.
Malumları olduğu üzere, hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır.
Öte yandan, sanığın söylediği kabul edilen sözlerin söylendiği yer ve zaman unsurları da gözetildiğinde şikayetçinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta yahut rahatsız edici kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olup olmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 128. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sanığın başka bir dosyada yargılandıkları esnada şikayetçinin esas hakkındaki mütalaasını bildirmesi üzerine suça konu sözleri sarf etmesi nedeniyle, söylenen sözlerinin söylendiği yer ve bağlama nazaran yargı organının otorite ve tarafsızlığının sağlanması zorunluluğu da dikkate alınmalıdır.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olayda, sanığın şikayetçiye yönelik sarf ettiği sözlerin tahkir edici, rahatsız edici kaba ve nezaket ölçülerini aştığı ve hakaret suçunu oluşturduğu düşünülmektedir.
Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle sayın çoğunluğun hakaret suçu yönünden verilen kararın onanması yönündeki görüşüne iştirak edilememiştir.