Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/12763 E. 2023/19336 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12763
KARAR NO : 2023/19336
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/644 E., 2016/2 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 23.02.2011 tarih, 2010/1502 Esas, 2011/180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu karar 03.03.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
2.Sanığın denetim süresi içerisinde 18.02.2013 tarihinde hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını işlediğinin ihbar edilmesi üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, söylediği sözlerin hakaret olmadığına, kaba söz olduğuna vesaire ilişkindir.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın mesai saatleri içerisinde sağlık ocağında kaydı yapılırken işlediği hakaret suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurun Üçgen Mahallesi 5 nolu sağlık ocağında doktor olarak görev yaptığı, olay günü öğlen tatili sırasında sanığın sağlık ocağına gidip sürekli cama vurup kapıyı aç diyerek mağdura işarette bulunduğu, mağdurun da öğlen tatili olduğunu, mesainin öğlen tatili bitiminde başlayacağını söylemesine rağmen sanığın içeri girdiği ve mesai başladığında kayıt yapılırken mağdura “Bu kadın doktor ise ben buna muayene olmak istemiyorum, okumuşsun ama adam olamamışsın.” diyerek hakarette bulunduğu iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece mağdurun iddiası, sanığın savunmalarında açık ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay günü sanığın, mağdura söylediği kabul edilen “Bu kadın doktor ise ben buna muayene olmak istemiyorum, okumuşsun ama adam olamamışsın.” şeklindeki sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Olayımızda müştekinin sağlık ocağında doktor olarak görev yaptığı, sanığın muayene amaçlı öğle arası sağlık ocağına gittiği, ısrarlı bir şekilde cama vurduğu, muayene olmak istediğini söylediği, kendisine öğle arası olduğu, mesainin başlamadığının hatırlatılmasına rağmen muayene ısrarını sürdürdüğü talebi ret edilince sağlık ocağına izinsiz girdiği, görevli doktora “Bu kadın doktor ise ben buna muayene olmak istemiyorum; okumuşsun ama adam olamamışsın.” diye hakaret ettiği küçük düşürüldüğünün anlaşıldığı.
Eylemin TCK’nın 125. maddesinde düzenlendiği burada bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadının suç olarak düzenlediği, TCK’nın 125/3. maddesi hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesinin suçun ağırlaştırılmış hali olduğu, madde gerekçesinde; hakaret suçunun cezalandırılmasıyla korunan hukuki değerin kişilerin şeref haysiyet namusu toplumun içindeki itibarı değeri fertler neznindeki saygınlığını korunmasının amaçlandığı belirtilmiştir.
Olayımızda da sağlık ocağında doktor olan öğle tatilinde bulunan mağdura yönelik, çalıştığı yerdeki saygınlığını itibarını rencide edebilecek şekilde, haksız olarak hakaret edildiği ve aşağılandığının ilk derece mahkemesince de tespit edildiği, mahkumiyet kararı verildiği,
Kanaatimizce eyleminin unsurları itibarıyla oluştuğu sanığın ilk derece mahkemesi kararında olduğu şekli ile cezalandırılması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bu yöndeki görüşüne katılmıyorum.