Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/12817 E. 2023/20181 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12817
KARAR NO : 2023/20181
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/121 E., 2016/301 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 6 ay 7 gün hapis cezası, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, kararın adil olmadığına, atılı suçları işlemediğine, yargılamada yaptığı savunmaları doğrultusunda kararı temyiz ettiğine ve resen dikkate alınacak nedenlerle usül ve yasaya aykırı kararın bozulması talebine yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Polis memuru olan şikâyetçilerin ihbar üzerine olay yerine gidip sanığın bulunduğu araca yaklaştıkları sırada sanığın şikâyetçilere hitaben “Polislerin a…a koyarım, öldürürüm lan sizin.” dediği, şikâyetçilerin sanığa kelepçe takarak ekip otosuna bindirdikleri sırada “Sabaha görüşürüz o polisleri öldürmezsem, Allahını sinkaf edeyim, polislerin a…na.koyuyum, inşallah ben ceza alırım lan öldürmezsem a…a koyuyum.” demek suretiyle direnme ve hakaret eylemlerinde bulunduğu, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Yerel Mahkemece verilen 14.05.2013 tarihli, 2013/136 Esas ve 2013/188 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin gerekçeli kararın, yokluklarında karar verilen şikâyetçilere tebliğ edilmemesi nedeniyle kararın kesinleşmediği ve bu sebeple de denetim süresinin işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen hükümlerin açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası ve aynı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın savunmasının alındığı 03.12.2012 tarihi olduğu ve bu tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.